Gecenin koynuna sinsice sokulurken soğuk.
Üşüyen ellerini titrek bir mum alevinde,ısıtırken.
Boynun bükülür,göz yaşların karışır.
Beyazlarını allı morlu giymiş mezar taşlarının soğuk yüzünün hüküm sürdüğü toprağa.
Bir yüzün yalnızlık, bir yüzün ölüm korkusu.
Birden bir ışık görünür uzaklardan.
Adem’den bu tarafa firari idi insan.
1000 yıllık yalnızlık uykusundan uyandı,cennetten kovulan insan.
Puslu idi hava,kan uykusu idi artık uykular i
Yitip gidenlerin ardından.
Hayatta kalmaktı onurlu olan.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Tanıklığını sakınmasızca sunan şiirin şairine saygılarla,tebrikler...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta