Her geçen gün biraz daha kayboluyorum,
Bu dipsiz yarsizliğin kör kuyusunda.
Her gece bin türlü soruyla doluyorum,
Onun haberi yok, o uykunun en kuytusunda.
Acaba nasıl ki, ilaçlarını içti mi?
Üşüyor mu ki yoksa mevsim hep yaz mı?
Mutluluk eşiğinden bir kez olsun geçti mi?
Torunun, çocukları gönlüne acep şifa mı?
İş yerinde yorgunluk biner mi omuzlarına?
Gözlerinin içi gülüyor mu eskisi gibi?
Ben dert ekledim yine bitmez mahzunlarına,
Sustu... Cevap vermedi, sükut bir uçurumun dibi.
Sesini duymasam da, yüzü bana yasaksa,
Sanma ki bu yürekte sevgisi bir an azalır.
Dünya tersine dönse, zaman geriye aksa,
Ondan bana sadece bu sonsuz bekleyiş kalır.
Cevap gelmese de canın sağ olsun ey yar,
Sessizliğin bile bana senin bir selamındır.
Her köşe başında benden bir hatıra var,
Beklemek, şu ömrümün en hüzünlü gamıdır.
İçimdeki bu sızı, akıp giden bir dere,
Onu adın dolaşır damarımda kanımda.
Eğer sevda dediğin bir ömür sürmekse meğer,
Ona dair ne varsa sakladım sol yanımda.
Neyse... İncinmesin tek teli, canı sağ olsun,
Sitemim sevdamdandır, gönül koymasın.
Bir gün bu diyarlardan sessizce çekip gitsem,
Seven ne yaparsa yapsın, yine sükûtu bulur.
İsterse geçsin ömür, bulsun yaşım yetmişi;
Yine de penceremden bakışım hiç değişmez ki.
Biliyorum gelmeyecek, bu yolun sonu belli;
Bu Garip Murat’ın bitmez yinede bekleyişi..
Kayıt Tarihi : 4.1.2026 15:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!