Biz seninle dağlarda gezerdik dostum
Bu sesizlik yakışmaz sana konuş dostum
Göğüsümüzde çapraz bağlanmış fişekler
Yürüdük seninle namerdin üstüne dostum
Lakin şimdi yatmış sesin çıkmıyor artık
Bizi soyanlar vekil olmuş duydun mu?
Mecliste hakkımızı savunacaklarmış.
Tomar tomar maaş alıyormuş her biri.
Açlıktan ölen halkı savunacak duydun mu?
Tahsis edilmiş bir makam aracı gayet lüks.
Uzanıyorum yıldızların altında,
Sensizlikle dolup taşan bir içsel karanlıkta.
Kalbimde yankılanan seni özlemek,
Gökyüzüne soruyorum, neden aşk böyle bir çile?
Gözlerim daldıkça uzaklara,
Bak halime perişanım
Gel kurtar beni ey Sultanım
Düştüm dermansız dertlere
Derman sende ey Sultanım
Alem oldu bana düşman
Gün gelirde gidersem buralardan
Haseretlik çekip bekleme sakın
Çünkü senden çok evvel gittim
Gözlerinden yaşlar akıtma sakın
Karalar bağalıyip bi çare olma
Anlatmaya ne hacet var
Güzelliğin ayan zaten
Benzetemem hiç bir güle
O nur yüzün beli zaten
Saçın teli cenneten mi
Seyah oldum çıktım gezdim
Şu alemi seyir ettim
Hak peşinde hep dolandım
Hak kalmamış bunu gördüm
Her gelen bir nutuk atar
Toplasam dünyadaki bütün çiçekleri
Söyle kokun kadar kokabilirlerimi ki
Evrendeki tüm yıldızları yan yana koysam
Gözlerin kadar ışıltılı olabilirler mi ki
Mecnun görseydi seni hala Leyla dermiydi
Bizler hakkın kullarıyız evliyanın nurlarıyız
Kerbela gülleriyiz açar her yaz açarız
Mansur gibi asıldık İmam gibi kesildik
Yusuf gibi zindana düştük garip kullarız
Onlar güneşten kopan birer kıvılcımlardı
Düşüp dünyayı aydınlatılar
Ve gecede parlayan yıldızdılar
Kaybolmuş yolculara ve çobanlara yol gösterendiler
İsyanda ateşdiler ve kara günde umut.
Onlar bu vatanın evlatlarıydılar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!