Rojin, her sabah aynı duyguyla uyanıyordu: bir adım daha attığında, hayal ettiği dünyaya yaklaşacak, içindeki boşluğu bir adım daha dolduracaktı. Ancak o dünyada, kimse ona “gerçek” demiyordu. Çünkü Rojin, gerçekleri görmek yerine, kendi kurduğu hayallere sarılıyordu. Herkesin onu anlamadığını düşünüyordu, herkesin hayatı bir düzene oturmuşken, o hala hayalleriyle baş başa kalıyordu.
Bazen, uzaklara bakarak, mutlu bir geleceği hayal ediyordu. O gelecekte, herkes ona hayran kalacak, herkes onun yeteneklerini ve vizyonunu takdir edecekti. Ama o gelecek, asla gelmeyecek kadar uzaktı. Çünkü Rojin, bu hayallerin gerçekleşmeyeceğini çok iyi biliyordu, ama yine de onlara tutunarak yaşıyordu.
Bütün bunların arasında bir kişi vardı. Cihan. Cihan, ona hep yakın olmuştu. Rojin’in en karanlık anlarında, en çaresiz olduğu zamanlarda, Cihan hep oradaydı. O, Rojin için her şeyi yapmaya hazırdı. Ama Rojin, Cihan’ı bir türlü fark etmiyordu. Cihan’ın teklif ettiği sevgiyi ve desteği, her defasında geri çeviriyordu. Çünkü Cihan, gerçekleri konuşuyordu. O, Rojin’in hayalleriyle yaşamasına izin veremezdi. Cihan, ona bir gelecek sunmak istiyordu, ama Rojin her defasında bu geleceği reddediyordu.
Cihan, kırılmaya başlamıştı. Gerçekten de ne kadar çok üzülse de, Rojin’i bırakmaya cesaret edemiyordu. Ona acıyordu, çünkü ne kadar savaşsa da, Rojin’in tüm çabalarını boşa çıkartıyordu. Cihan, sevdiği kadının her gün kendi hayallerine hapsolduğunu, başkalarının hayallerini dinleyerek değil, kendi kalbinin sesini dinleyerek ilerlemesi gerektiğini biliyordu. Ama Rojin, başkalarının aklıyla hareket ediyor, onların söylediklerine göre adımlar atıyordu.
Her geçen gün, Cihan’ın sabrı tükeniyordu. Gözlerinden düşen her yaş, Rojin’in geleceğini de etkiliyordu. Cihan, Rojin’in hayallerinin öylesine güçlü olduğunu düşünüyordu ki, ona gerçekleri göstermeye çalışırken, kendi kalbini kırıyordu. Fakat bir gün, bir şeyi fark etti: Eğer Rojin değişmezse, o zaman ne kadar uğraşırsa uğraşsın, Rojin hiç mutlu olamayacak ve Cihan’ın verdiği sevgiyi ve desteği asla takdir etmeyecek.
Zaman geçtikçe, Rojin’in hayalleriyle yaşaması, onu kendi içsel hapsine çekiyordu. Cihan’ın gözyaşları, Rojin’i bir adım bile ileriye götürmüyordu. Fakat işin acı tarafı, Cihan’ın kalbinin kırgınlığı, zamanla Rojin’i daha da mutsuz edecekti. Hayal ettiği o parlak dünyaya bir türlü ulaşamayan Rojin, sonunda her şeyin başına yıkıldığını görecekti. Çünkü Cihan’ın dökülen her bir damlası, Rojin’in gelecekteki mutsuzluğunun temellerini atıyordu. Rojin, bir noktada yalnız kalacak ve o kadar çok acı çekecekti ki, Cihan’ı anlamaya çalışsa da çok geç olacaktı.
Hic uykum yok
Daha lafiniza karisacagim
Ortaligi dagitacagim
Televizyonu kapatacagim
Aycicegi resmi yapacagim daha
Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta