Hayalinle bölünür en huzurlu uykular
Kaderle aramdaki o buzları eritemem
İçimde fırtınalar, dışımda hep korkular
Seni her düşlediğim an kendime yetemem
Yüreğim bir mengene, sıkıştıkça daralır
Vuslatın yollarına karlı dağlar sıralanır
Dilim sussa ne fayda, gönül her gün yaralanır
Gidişine bin türlü kılıf uydursam da bitemem
Duvarlar dile gelir konuşur benimle sessiz
Bu koca kâinatın ortasında kaldım kimsesiz
Umut denen o rüzgâr, eser durur nefessiz
Senin olmadığın bir ömrü asla istemem
Bir garip Murat’ım ki, dert çökmüş omuzuma
Hangi şarkıyı duysam dokunur şu sızıma
Hasretin mührü vurulmuş sanki alın yazıma
Söküp atsam ruhumu, seni benden atamam
Aynalar düşman olmuş, bakamam suretime
Zemheri ayazı dolmuş garip gurbetime
Hasretin hançerini vurdun şu hüviyetime
Yaralarım derinden, sarsam da kapatamam
Zaman bir değirmenmiş, öğütür umutları
Siyah bir bulut sarmış, güneşli bulutları
Yaktım gönül evinde, bütün o kayıtları
Küllerinden sen doğarsın, istesem de yatamam
Hangi yöne yönelsem, yollar sana çıkıyor
Şu vefasız ayrılık, bendimi hep yıkıyor
Hayalin hayalime, sanki kurşun sıkıyor
Senden gelen çileyi, bir köşeye itemem
Gözlerimin yaşıyla, sularım bu bahçeyi
Kaybettim sayende ben, aklı ve gerekçeyi
Söylesene be zalim, bu acı tüm lehçeyi
Ölüm gelip çalmadan, dilimden düşüremem
Garip Murat tükenir, biter artık kelamı
Yüreğimde sakladım, sitem dolu selamı
Gönül terk eyledi bak, bu vefasız alemi
Toprak beni sarsa da, seni benden atamam
Kayıt Tarihi : 30.1.2026 19:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!