Ben yalnız gülerim;
yalnız ağlarım;
yalnız sevinir;
yalnız hüzünlenirim.
Mutluluk bana uğrar, geçer;
mutsuzluk yerleşir, kalır.
Can Parçam
Sen gelene dek, bir yarım kalmışlık vardı içimde,
Eksik bir melodi, yarım kalmış bir hece.
Ne yana dönsem, bir boşluktu önümde,
Sanki her şey bekliyordu seni, bu gece.
Hasretle uyanırım;
geceyi bitiren sabah değil,
adını anmadan geçemediğim bir eksikliktir.
Gözlerimi açar açmaz
yokluğun düşer içime;
gün, sensiz başlar.
Haykırış
Sessizliğin nabzında atar adın, bir ritim ki bitmez,
Sanki bir ah gibi, bir yara ki ne dikiş tutar ne zaman.
Geceler şahidim, yıldızlar fısıldar kayıp gidişini,
Gözlerim deniz oldu, ruhumda fırtına, dinmeyen boran.
Nisam,
sana yazarken elim ürperiyor,
kalemin ucunda bir sızı var,
her harf, kalbimden düşmüş bir damla gibi
usulca kağıda çarpıyor.
Senden Yoksun Kalmak
Senden yoksun kalmak,
bir şehri terk etmek gibi,
bir istasyonda unuttuğum bavul,
içinde bütün hayatım,
Sen Ölmedin Kızım
Sen ölmedin kızım,
Ben hâlâ senin ayak seslerini duyuyorum merdivenlerden.
Kapı gıcırdadığında, koşarak gelişin var sanki,
Oyuncak ayını bırakıp,
Beni nekadar sevdin diye sorma bana ,hangi cümleyi kurarak anlatayım ki sana ,tarif et desen bulabilir miyim ki emsal ,kum oldum fırtina oldum çöle karıştım. Miske ambar Katar gibi yüreğime kattım.Sevda denen deryada ben dibe battım.Nerdesin yâr diye diye sıra dağları aştım Toz oldum duman oldum yele karıştım . Yıllar geçsede bitermi sandın.Sevdam bir hevesmisin çıkarayım aklımdan ,Çaglar gözümdeki yaşlar yanağimdan ,Yağmur oldum.boran oldum sele karistim.... İpekten tel tel saçlarını nasıl anlatayım..Şöyle kara kaş gözünü neye benzeteyim..yanagindaki gamzene sevdamı gömeyim .Gurbet oldum Sıla oldum yola karıştım...Âh_u zârım olma yakma Gönül köşkümü ,Gülistan etme yâr viran olmuş gönlümü ,Çekmesine çekerimde senin güzel nazını ,Boran oldum kar oldum sise karıştım .. Meçhul bir yoldayız yönümüz belli değil , söyle bir nefes ötesine varmı bir delil.Attım Sevda okunu hedef kalbine meyil,Derviş oldum ,hırka oldum ,sırra karıştım ...Neye benzeteyim gözlerindeki masumiyeti ,Bu divanenin gönlü yâr diye seni seçti.Bir bilsenki bu omuzdan ne yükler geçti ...Bir bilsenki bu omuzdan ne yükler geçti ...Mızrap oldum ,saz oldum ,söze karıştım..Dertli bir bülbül gibi uçup dalına konsam,Gönlümdeki muradi dağa taşâ yansam ,Yârim desen yarınım desen ,sarmalasan,yâr oldum,can oldum,sevdaya karıştım ... Sıradağlar aşılırmı bir binegin olmadan ,Varılırmı menzile yol yordam sormadan ,seni yâr diye diledim yüce mevladan,Mey oldum ,meyzen oldum,aşka karıştım ..Gam keder ile bitirmisim yarım asırı,Baş edemediğim dertler boynumda asılı.Gönül yaram artık bana sorma niçini nasılı,Mecnun oldum ,Ferhat oldum ,çole karistim ......
Üç Günlük Dünya
Gözümüzü açtık, adına "dünya" dediler, Üç günlük ömür bu, peşin peşin söylediler. Birinci gün "Hoş geldin", bir heves, bir telaş, Anlamadık nedir bu gözdeki acı yaş. Sandık ki ebedi bu bahar, bu yaz, Unuturuz sandık, ayaz vursa da biraz. Birinci gün toyluktu, umutla karılmış, Yolun sonu görünmez, sanki dağlar aşılmış.
İkinci gün başladı; çetin, uzun, yorucu, Hayat denen bu yokuş, en amansız koruyucu. Bir sevda peşinde koştuk, yandık, tutuştuk, Bazen bir ekmek için ne yollara düştük. Kâh güldük, kâh ağladık, dost kazığı yedik, "Bu da geçer" diyerek nice derdi sineye çektik. Canımızdan can gitti, toprağa verdik bir bir, Omuzumuzda kaldı taşınmaz bir yük.
Gidenler geri gelmez, acısı hiç dinmezmiş, Yürekteki o yara, sarsan da silinmezmiş. İkinci gün anladık, bu dünya bir gurbetti, En güvendiğin dallar, elimizde kırıla durdu. Saçlara aklar düştü, yüze çizgiler indi, Dün koşan bacaklar, bugün yorgun, titredi. Anladık ki ne yapsak, sonu hep aynı hüsran, İçimizde büyüyen, kocaman bir "pişman".




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!