HASRET
Akşam inerken sessizce şehre,
gözlerim dalıp gitti çok uzaklara.
Kararan gökyüzünde ilk yıldız görünürken,
bir çığ gibi büyüdü hasretin içimde.
Saatler yorgun düşmüşse de zamanı saymaktan,
hâlâ kapanmadı kalbimdeki o derin yara.
Rüzgâr esti geçti penceremin önünden,
adını taşımadı bu kez, sustu sokaklar ardından.
Pencerenin buğusuna dokundu ellerim,
sanki izini bulacakmış gibi.
Ben de sustum, sessizliğin dilini öğrenir gibi.
Haykırmak istedim,
dudaklarımdan dökülen sessiz bir çığlıktı yalnızca.
Eski bir sokak lambasının sarı ışığında,
pervanelerin çaresiz dansını seyrettim.
Yılların hasretiydi o an
gözlerimden yanaklarıma süzülen.
Bir fotoğraf kadar uzak,
bir nefes kadar yakındın bana.
Gece ilerledi, şehir yavaş yavaş eksildi.
Sokaklardan çekildi insanlar birer birer.
Kapanan dükkânlar, indirilen kepenkler,
son yolcusunu bekleyen bir durak gibi
ben de içimde buruk bir özlemle
bekledim dönüşünü.
O zaman anladım;
insan bazen en çok
kaybettiklerinden değil,
beklemekten vazgeçemediklerinden yorulur.
Ve insan bazen en çok
kendi içinde kaybolur.
16.10.2026
Erman Ulusoy / Kırklareli
Kayıt Tarihi : 16.10.2026 23:55:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!