Varlığın, ruhumun kıyısına vuran en naif dalgaydı,
Gidişinle zaman, kalbimin içinde mühürlendi.
Yanındayken gökyüzü bile,
Avuçlarımda durulurdu.
Yanındayken her şey,
Bir yanlış yaptım, adı sendin
Doğru sandım, yarım kaldım
Herkes sevdi, geçti gitti
Ben sevdim, paramparça oldum
Elimden tuttun bir anlığına
SENSİZ GEÇEN YILLARIN
HESABINI VER DE GİT
AĞLATTIĞIN GÜNLERİN
GÜNAHINI AL DA GİT
DÖKTÜĞÜN GÖZYAŞLARIN
Pencereme düşen yağmur, adını fısıldar bana
Sanki koca bir dünya, dar geliyor bu cana
Hangi dert derman bulmaz, senin o gülüşünde?
Kaybolup gitmek varmış, sevdanın düşünde
Kalem yazsa tükenir, kaderimiz tükenmez
Bu yürek senden başka, hiçbir limanı bilmez
Her gece içimde bir mezar kazdım,
Kendi çığlığımı bile susturdum.
Dert omzuma taş gibi bastı,
Hayat dediğin bende çoktan söndü.
Bu yorgunluğu bir de bana sor,
Ah bir dağ çiçeği olsaydım
Yükseklerde, sisle konuşan
Ne soranım olurdu ne arayanım
Rüzgâr geçerdi halimi anlayan
Taşların arasında sessizce
Geceler boyu konuştum kendimle
Hiç kimse duyamadı sesimi.
Günler aktı sessiz, götürdü düşler,
Kapım açıktı; rüzgâr uğradı yalnız...
Kırık bir kadeh gibi bıraktın beni masada
Her akşamüstü gölgen uzar, dolar odama
Hangi tabip derman olur bendeki bu yaraya?
Felek vurdu sillesini, bak geldim ne hallere
Yüreğimde bir yangın, dilimde bir adın kaldı
Sokak lambaları dert ortağım,
kaldırımlar sessiz yoldaşım olmuş.
Kime “canım” dediysem,
o can bende koca bir yara açmış.
Cebimde bir avuç hüzün,
Bu gece sustu her şey benden yana
Adımı bilen yok, derdimi soran da
Bir gölge gibi geçtim aynalardan
En çok da kendime yabancıyım bu aralar
Çok şey söyledim içimde kalana




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!