Hasan amca ( hikaye ) Şiiri - Bayram Ataç

Bayram Ataç
154

ŞİİR


33

TAKİPÇİ

Hasan amca ( hikaye )

Yıl bin dokuz yüz seksen altı
Aylardan eylül, günlerden salı
sabah saat dokuz suları
Yer: Tokat Devlet Hastanesi acil servisi

Siren sesiyle birlikte bir ambulans yanaştı.
İçinden bir asker indirdiler.
Avcı taburundan geliyordu, iç kanama geçirmişti.
Acilen ameliyata alındı;
sekiz saat süren ameliyatın ardından
komaya alındı.
Dört gün komada yattıktan sonra uyandı
ve servis katına, alındı.
üçüncü kat üç yüz yedi numaralı odaya

Odada yatan beş hasta daha vardı.
Bunlardan biri Zile’den gelen Hasan amca idi
Hasan Amca traktör kazasında
akciğerinden yara almış,
hava balonuyla yaşıyordu.

Asker İbrahim, Hasan Amca’nın
yanındaki yatağa yatırıldı.
Yarı baygındı.
Yanında refakatçi olarak bir asker vardı:
Yozgatlı İzzet.
İzzet, İbrahim’in en yakın arkadaşı idi,
adeta kardeşi gibiydi.

İbrahim’in maddi durumu çok zayıftı.
Yer yer İzzet yardımcı oluyordu
Babası yoktu; annesi yaşlıydı,
hanımı ve kardeşi de gelecek durumda değildi.

Günler geçtikçe İbrahim iyileşiyordu.
Yirmi bir gün sonra heyete çıktı.
Heyet, “Artık sen askerlik yapamazsın,” dedi.

İbrahim hastaneden çıkınca
memleketine gidecekti; gidecekti ama
cebinde beş kuruşu yoktu.

Günü geldi, İbrahim o gün
hastaneden ayrılacaktı.
Bir yandan eşyalarını topluyor,
bir yandan yol parasını düşünüyordu.

İzzet’ten isteyemezdi; zaten borçluydu.
Memleketten isteyecek kimsesi de yoktu.
Toparlandı çıkacak, cüzdanı düştü aklına
Yastığının altında cüzdanı vardı.
İçinde sadece kimliği, birkaç telefon numarası,
anne, baba ve eşinin resmi bulunuyordu.

Yastığı kaldırıp cüzdanı aldı.
Cüzdan kabarıktı.
Açıp baktı; içinde bir hayli para vardı.
Bu para yol parasından fazla,
İbrahim’i köyünde birkaç ay idare edecek kadardı.
Şaşırdı; İzzet’e baktı, Hasan Amca’ya baktı.
İkisi de “Haberimiz yok,” dercesine boyun büktü

Meğer bu olayı İzzet,
Hasan Amca’yla konuşmuşlar
İzzet bölükteki arkadaşlarından,
Hasan Amca da yanına gelen ziyaretçilerden
İbrahim için yol parası ve harçlık toplamış,
ve habersizce
İbrahim’in yastığının altına koymuşlardı.

Vedalaşıp ayrıldıktan sonra İbrahim köyüne döndü.
Aradan birkaç yıl geçti.
İbrahim teşekkür etmek için
Hasan Amca’ya gitme kararı verdi
ve Tokat’ın Zile ilçesine doğru yola düştü.
Hasan Amca bir numara vermişti, “Gelirsen ara,” diye.
İbrahim numarayı çevirdi; bir okul çıktı karşısına:
Buyurun, Hasan Ulu İlkokulu,” dediler.

İbrahim’i bir merak sardı ve okula gitti.
Müdürü görmek istedi; kabul edildi.
Olan biteni müdüre anlattı.
Müdür hem çok şaşkın hem de ağlamaklıydı.

İbrahim daha da meraklandı:
Lütfen müdürüm, neler oluyor,
bana da söyleyin,” dedi.
Müdür,
Olmaz… Böyle bir şey olamaz, diye mırıldandı
ve yeniden hıçkırarak ağlamaya başladı.
İbrahim iyice şaşkınlaştı:
Müdürüm, lütfen anlatın, lütfen dedi.

Müdür derin bir iç çekti:
Aradığınız Hasan Amca
tam yirmi yıl önce vefat etti, dedi.
Size yardım eden Hasan Amca değil,
Hızır Aleyhisselam’dır.
Sonra ekledi:
Sen Rabbine sığın, kalbini O’na yönelt.
Ya Nâzır gelir ya da Hızır…

Bayram Ataç
Kayıt Tarihi : 13.2.2026 11:00:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!