Haini meçhul olmayan sevdalar eklemiş onca çizgiyi suratının her yanına, güzel gözlerinin altına.
Ters yüz edip gitmişler, ar, edep yoksunu, hissiyat yoksulları, binip nakörlüğün atına.
Elleri, sonu güzün adaletine kalmış kuru yaprak misali titrer halde kalakalmış, bırakıldığı yerde.
Giden midir terk eden yoksa kalan mı diye sorular dolaştırır bir vakit maşuğa feda o serde.
Dudakları Mecnun'un ayakları altında ezilmiş çöllere nispet edercesine kuru, çatlak çatlak.
Dudaklarına inat gözleri aşkın çeşmesine denk, süzüyor var mı bir gelen diye ıslak ıslak.
Bir yudum hatta bir damla şarap bile geçmemişken o suskun boğazdan bu neyin sarhoşluğu?
Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak
Sular sarardı yüzün perde perde solmakta
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta
Devamını Oku
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak
Sular sarardı yüzün perde perde solmakta
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta