Ezdi omuzlarımı hatalarımın yükü
Hayaller kurdum hatalar dolu hayatım
Güneşin doğuşunu seyretmek gibidir hayaller kurmak
Ömrüme güneşler verdi...
Dağlara tırmanmak gibidir hayaller kurmak
Hapishanede bu çiçekli gönül
Çevirdim bu sahifesi Karunlu düşüncemin
Bu Firavunlu...
Duygularımın meyveleri hep çürük...
Benim ömrüm geceli gündüzlü bir imtiyazlı kitap olsaydı keşke
Japonya bombalandı dediler gönlümün japonyasıydı bombalanan
Habil öldü gönlümde
Adem de gönlümün cennetinden atılmış
Nemrudun ateşi söndü gönlümde
Musanın asası nuhun gemisi gönlümde...
Mahvolur güneş yüzün
Bir sivilce ile
Gel aşkın paşasına koşalım
Gel o aşkın güneşine koşalım
Gel o aşkın baharına
Gurbetim
Fakirlik gurbetim
Ben köylü mehmedin oğlu mehmet
Ben yeşil yaprakta buyday tanesi
Gurbet değirmen şehir değirmen sokak bana
Gurbet kuyuların var
Mısır yolcusuna
Ey gurbet ben de kuyularına düştüm
Elimi uzattım tutan olmadı
Gurbetlerim Mısır anne
Gurbetlerim mısır anne
Ve gömleğim arkadan yırtıldı hep..
Ben de yusufum anne
Hep zindanda buldum kendimi
Sen düşlerime girince
Ağlasam duvarlar da ağlar
Gece ağlar karanlık ağlar
Anne beni gurbete nasıl gönderdin
Gurur duydum gönlüm seninle
Ahir zamanda
En kutsal savaşı var gül gönlümün
Çatlasın karanlık
Çatlasın ahir zaman
Gurur duy gül gönlünle
Kaç gönül sağır
Kaç gönül kör...
Çatlasın karanlık
Çatlasın şeytan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!