DİLİN DİKENLİ
Nasıl anlatayım sana nazlı yar,
Gülü sevmiyorsun dilin dikenli,
Gündüz ve gecede çekiyorum zar,
Yazdığım şiirler düşük heceli
Eğersiz bir atla alıyorsun yol,
Yuların tutamaz kalkmıyor ki kol,
Buğday danesiyle yaymalara dol,
Aç kalan fareler kemirir seni.
Duygular adres sormaz
Bir güzele vurulmuş yaralı geziyorsun,
Yürekteki derdini kâğıda yazıyorsun,
Atıyorsun ortaya okurmuş sanıyorsun,
Duygular adres sormaz doğru gider güzele,
Güzele gönül verdin döndürdü bak gazele,
Hırsız ile arsızlar rağbet görür toplumda,
Edebimden susunca edepsiz bağırıyor,
Sahilde geziyor da belletmez izin kumda,
Edepliler susunca edepsiz bağırıyor.
Ensar’ım aşk çölünde
Kalbindeki güzellik yansımış bak cismine,
Kara üzüm gözleri ateş atar hasmına
Bir kere bakan olsa âşık olur resmine,
Şiir yürekli kadın göreni külde yakar.
Kendimde kayboldum; kendim ararım,
Kendime sordum yine kendimi,
Kimseye yok kendimedir zararım,
Kendim yıkıyorum yine bendimi.
ERENLER
Akıl düşününce kalem yazarmış
Sever mi dünyayı veli erenler
İnsan nasıl yaşar kelam yazarmış
Sever mi dünyayı veli erenler
Eylülde gel diyorsun yaprak döker yüreğim,
Hasretim biliyorsun sana ermek dileğim,
Sevda çölleri yuttu neredesin meleğim,
Hazan rüzgârı esip ayırmıştı eylülde,
Hüzzam makamlı şarkın düşürmedim hep dilde.
GELDİ GEÇTİ
Yalan dünya gerçek gibi göründün
Ömür dediğim şey zor geldi geçti
Taze gelin gibi duvak büründün
İçerimi yaktın hor geldi geçti
GELMİYOR BAHAR
Yine efkâr bastı garip gönlümü
Dertler sırasıyla ezilip geldi
Boşa geçirmişim bunca ömrümü
Dertler sırasıyla ezilip geldi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!