HAKİKATİN KALEMİ
Benim işim hayal edip yazmak,
Yanlışı, doğruyu ortaya sermek.
Biliyorum, dilim sivri, sözlerim ağırdır;
Her yazdığım gerçek değil, hayaldir.
Yağmur yağıyor, her yer çamur;
Savaş oluyor, ölüyor masumlar...
Dünya aslında herkese yeter,
Ama bir türlü doyamıyor açgözlüler.
Oysa herkesin tek yiyeceği;
Bir lokma ekmek, bir tabak yemek...
Fakat her yer kan revan içinde,
Zalimler doymak bilmez bu biçimde.
Ölenlerin çoğu olan bitenden habersiz,
Düşüyor çocukların başına füzeler...
Sorsan herkes haklı, haksız hiç yok;
İşlerine gelmiyor şerefsizlerin, vicdanları tok.
Sırtında ipek, elinde kanlı bıçak;
Sanma ki bu saltanat sonsuza dek sürecek!
Toprak doyurur elbet o doymayan gözü,
Bir gün tarih, sadece gerçeği yazacak.
Ben yazarım, kalemim dertliye derman;
Zalimin uykusuna dalar her bir mısram.
"Hayal" dersin geçersin ama iyi bak;
Bu feryat figan, aslında senin dünyan!
Vicdanı olmayan saraylar kurar,
Yıktığı yuvanın tozunda duran...
Hesap günü gelince kim kimi sorar?
Lafım meclisten dışarı, anlayana ağır!
Taş üstünde taş bırakmayan bu hırs;
Dillerde yalan, yüreklerde pas...
Bir gün biter elbet tutulan bu yas;
Doymaz bu dünya, doymaz bu nefis!
Kayıt Tarihi : 21.3.2026 19:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!