Hakikat ol Şiiri - Servet Balıbey

Servet Balıbey
673

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Hakikat ol

Düşme; sana inanmayan söz, inanmayan insana...
Yüz dön; seni alçaltan tavır, konuşmayan lisana.
Sebep mi? sen, âlemlerin özü, yüce Allah'ın fikri?
Kavga, Âdem ile başladı, sığmaz bütün zamana.

​Mesele şu: İyi olmak tek hedef, varlığının gayesi;
Niyetin hür iraden, doğruluk, hayatının dengesi.
Düşsen de kalabilmek, inancın, ruhundaki kalkışma;
Baksana, göğsündeki aksiyon, yeter bütün cihana!

​Terk etme, seninle güzel bu hayat; nurani hayallerin...
Dolaştır, göğün altı bir okul; mahşer yeri yüreğin.
Göz gördü, göğe nankör her yüzü, kaybeden nice eri;
Bilirsin, peygamberi sen anlat, değerli öğretmenin.

​Sana mı? Yakışır mı ihanet? Büyük hedefle geldin.
Nankörlük şeytanların; adam ol, adam olmaya geldin!
Ezelden beri vardın; ilahi, tahlildeydi hamurun,
"İşte bu!" diyerekten, bilgiyle, dünyaya bindirildin.

​Zahmet mi? Belki değil, beklenti; çağdan çağa dönüştün.
Gün geldi, unuttun da, asıl maksadı; hakikatle dövüştün.
Düşündün "Ben kimim?" diyerekten; kavradın, yerdeki inzivayı,
Anladın, yerle bütünleşerek; öğrenerek, hakikate dönüştün.

Servet Balıbey
Kayıt Tarihi : 1.3.2026 05:47:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Tuna Kafkas
    Tuna Kafkas

    Nankörlük şeytanların; adam ol, adam olmaya geldin...

    bu kadar ağır ve buyurgan hitapları önce kendi nefslerimize söylemek gerekiyor,
    şiirin de bu niyetle yazıldığını düşünmek istiyorum,
    şiirin derken lafın gelişi, şiir filan değildi o başka...

    bizden de küçük bir katkı mardinden gelen bu kro mısralara;

    .
    ...
    .
    elleri boğum boğum bir çocuk uçurtma uçurur,
    ve mavi uçurtma, pamuk bir buluta aşık olur,
    yüzü kırış kırış bir adam erik toplar,
    bir nine eriği tuza banar,
    kalbi;
    yamamaktan yorulmuş bir iffetli dul,
    kabristan ziyaretinden çıkar…,

    düş buya,
    bir ormanın içindeki mezarını bul dediğin,
    anacığım şiir yazar,
    ki garipsenmesin;
    böylesi özlemek ve
    böylesi sevmek…,

    bir dağ ardındaki cevizin,
    en erişilmez dalına,
    as uykunu kalplerin tabîbi,
    tatlı bir rüya dolsun gözkapaklarına…,

    ey aşk;
    soylu sevdalara yakışmaz
    yalandan kefen giymeler,
    varsın ipil ipil yağsın üstümüze firak,
    nasısa gezinirsin sen bu sakar taşranın,
    gül bahçelerinde sağnak sağnak,
    ah;
    .
    ...
    .

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (1)