Gecenin bir yarısı...
Hüzün ve ben.
Ayda asılı kalmış yüreğim..
Ha koptu, ha kopacak.
Urganda ipek böceği
Ha ördü, ha örecek.
Umutlar, umutsuzluklar...
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Kardeşim, vallahi bizce de medeniyet çöktü,
insanlık ha bitti. ha bitecek... SAYGIYLA
Sayfama Onur verdiniz. Teşekkür ederim.
Bu şiirinde gece yarısının derin sessizliğini, ipek böceğinin ince uğraşıyla, umutların ve umutsuzlukların kırılgan dengesiyle anlatıyorsun. “Ha bitti, ha bitecek” tekrarı, hem zamanın acımasız akışını hem de insanın içsel yorgunluğunu bir nakarat gibi vurguluyor. Ayda asılı yürek imgesi, hem romantik hem de trajik bir yalnızlık sembolü. Finaldeki “YA SİZCE!?” çıkışı ise şiiri kişisel bir itiraftan çıkarıp okurun yüzüne tutulmuş bir ayna haline getiriyor. Bu dizeler, karanlığın içinde insanlığın umuduna dair sarsıcı bir sorgulama bırakıyor.
Gece yarısında, umutla umutsuzluk arasındaki ince çizgi… “Ha bitti, ha bitecek” dedirten, ama son sorusuyla hepimizi yakalayan dizeler. Yüreğine sağlık Aydan Bacım.
İnsanlık üzerine hâlâ inadına umut taşıyoruz. Evet, bir çok değerlerimiz ha bitti, ha bitecek. Uçurumun kenarında artık hayat. Keşke herkes bunu farkedebilse
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta