Zeytin ağaçları gibi köklerden sağlam,
Dallardan güneşe dönüktü yüzüm.
Güneşe dönük gümüşi dallar sen,
Diğerleri ise ben.
Köklerden sağlamlığı ciğerlerime nefes oldun,
Hayat buldum zeytin.
Su altında nefesini tutmak gibi bir şey seni sevmek,
Alışmak, alışıp nefes ve su olduğun damarlarımda can bulmaktı.
Bütün mesele, senken ben, benken sen;
Hissi, özlem nedendir?
Hayata yeni bir renk olup,
İlk yaz hissiyle tekrar tekrar nefes olmandı, zeytine.
Zeytine köklerden sağlam kal,
Ama “çok sevme” denildiğinde kırılganlık değil,
Alışıp çiçekken meyve olmasıydı.
Zeytin, özlemle güneşe dönük,
Mevsimini ararken buldu kendini;
Bir daha hiç, ciğerlerine nefes olan hisle yaşamadı.
Gelecek bütün mevsimlere göre beklemek miydi?
Sendin, ciğerlerine nefes olan…
Sen işte deyip günışığına ufkunu açan,
Güneşe bak ki dedi.
Kayıt Tarihi : 11.2.2026 23:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Zeytin ağacı gibi kökleriyle toprağa (gerçeğe/sağlamlığa) bağlı kalırken, dallarıyla sürekli güneşe (sevgiliye/ hayata/ umuda) dönük olmak arasında sıkışmış bir ruh var. Sevgi o kadar hayati ki; nefes gibi, su gibi, onsuz yaşanmıyor ama tam da bu yüzden “çok sevme” uyarısı kırılganlığı değil, tam teslimiyeti korkutuyor.
En dokunaklı yer: alışmakla çiçeklenip meyve verme arasındaki o ince çizgi.
Sevgi meyve verse de, meyve vermek özlemi bitirmiyor; aksine mevsimsiz bir özlem doğuruyor.Sonuçta şiir şu soruyu bırakıyor geriye:
“Güneşe dönük durmak mı daha zor, yoksa bir daha asla o güneşe dönemeyeceğini bilmek mi?”Çok içten, çok zeytin kokulu bir özlem şiiri.
Kırılgan ama dimdik.
Tebrikler..
Teşekkür ederim.
TÜM YORUMLAR (2)