Selamünaleyküm can, Nur Nesil ekâbir,*
Otuz Bir mart Perşembe, yıl iki bin on bir.*
**
İsminden utan İsa, Gök dahi kızarır,*
Kıyamet kopar bir gün, gök sahi bozarır.*
**
Selamünaleyküm can, iki bin on sene,*
On altı Aralık kış, Gül Perşembe yine.*
**
Yolcu yolunda gerek, yol uzun ve çetin,*
Demir tavında gerek, kol vurmalı metin.*
**
Selamünaleyküm can, iki bin on sene,*
Yirmi altı Aralık, can Pazar’ı yine.*
**
Uzaklarda kim ağlar, halinden kim anlar,*
Soran yok hiç derdini, kâlinden kim anlar.*
**
Selamünaleyküm can, iki bin on sene,*
On bir Aralık gülüm Cumartesi yine.*
**
Yine firak acısı, yârandan uz düştük,*
Ayrılık yaman derler, daha dün görüştük,*
**
Selamünaleyküm can, yıl iki bin on bir,*
On üç Ocak Perşembe, yakışmaz bön kibir.*
**
Hazer et dikkatle bas, batarsın kork hele,*
Bir dane, lemâ yeter, olursun gark sele.*
**
Selamünaleyküm dost, yıl iki bin on bir,
On bir Mayıs Çarşamba, Gül sevdalı tabir.
**
Şair derdini sever, dert çektiği âlem,
Kanı mürekkep olur, gül dikeni kalem,
**
Selamünaleyküm can, yıl iki bin on bir,*
Yirmi iki Mart Salı, söz ehli ekâbir,*
**
Her gün bir deyiş deriz, ehline bir söz yeter,*
Arif olan pir anlar, cahile bir köz yeter.*
**
Selamünaleyküm can, kutla gülbaharı,*
Bir Nisan Cuma, iki bin on bir neharı.*
**
Dağları duman bürür, bulutlar yaş döker,*
Yaylalar yeşillenir, vadiler aş büker.*
**
Selamünaleyküm can, yıl iki bin on bir,
Dört Mayıs gün Çarşamba, Gül destanı şiir.
**
Şair sözü pek keskin, dil desen pek sivri,
Dokunsa da incitmez, gül diken pek fevri.
**
Selamünaleyküm can, iki bin on sene,*
Yirmi dokuz Kasım güz, Pazartesi yine.*
**
Gül kokladık, gül sunduk, erenler gül derdi,*
Ellerde gül râyiha, derenler gül erdi.*
**




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!