'Aşk dilini bilmediğin bir kızın
Eteğinin altında sakladığı
Nar ağacını güneş almıyor diye
Budaması mıdır' dedi!
'Zamanını Sokrat'ın idama gittiği
Zindanın parmaklıklarını boyamakla geçiren
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
Devamını Oku
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları




Etkilendim doğrusu çok beğendim seco...
'Önüme atılan eti iştahla sıyırıp
Kalıntı kemiği tutkuyla yalayabilirim
ilginç etkileyici büyüleyici öğretici dizeler...tebrikler!!
Diyalog halinde gelişen bir anlatı. Hayal ile hasbihal belki de. Şiiri üç kere okudum. Şairin zekasına hayran kaldım.
Aşkın soylu tipolojisininin de yıkıldığını düşündüm bu şiirle. Garip anlatıma yakın bir anlatım biçimi var: Metafizik bağlarının hafife alınması..
Son mısrada gülünmüş olması da güzel. Yüzünü yaşanılan dünayaya dönen bir insanın realist söylemi.( Tehlikeli ve erotik geldi bana aynı zamanda..)
Mevzu derin ama sığ.. Şiir ketum ama güzel...
Nar dendi mi, O.Wilde'dan kurtulamam ne okusam.
Şiir son bölümde güldü ya, Wilde'ı unuttum, ben de güldüm!..
'Bildiğim bir şey var hiç bir şey bilmediğim'...
Bu şiir ile ilgili 5 tane yorum bulunmakta