ilk sırtını dönen gök kuşağıydı
ardından giden masallar ve türküler
nice sürgünlerden sonra
nice yenilgilerden ve ölümlerden
bir avuç şiir kaldı
kutsamak için
bir tutam gökyüzü
denizin yaşlı yüreğine günebakanlar bıraktım senin için
"ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi" *
kristal bir kadeh dolusu baldıran zehiri
biraz Prometheus
-adını söylemesen tanıyamazdım-
kanatlarında yaralar açılmış harfler
kurumuş ağaç gibi devrilen bir gün
çıplaklığından utanan ses
ölümlü bir yağmur damlası
korkularından sıkılan yaşamak
delik deşik duvarların ardında
yüreğinin oyuklarına soğuk küller
unutulan düş
her suçu işlemiş dört nala koşan bir tay
-insanın tanımadığı birini bulması zor
bilmediğim kadar ara beni-
suya
toprağa
mezar taşlarına sor
bir arkaik geceye
rüzgar uğultusuna
-senin doğduğun şehirlere geldiğimi anlat-
geçmişin sözcüklerden örülmüş ağına
denizi ilk kez gördüğün günü
toprağa ilk bastığın
köklerini aradığın
sonra
hızla akan bir ırmakta kaybolduğun
bütün sesleri yutan bu şehrin ortasında
gecenin kuşattığı bir yüz olmayı
artık var olmayan yaşam
-sonu iyi biten aşk romanı okumalıyım-
denizin yaşlı yüreğine günebakanlar bıraktım senin için
"ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi"
kristal bir kadeh dolusu baldıran zehiri
biraz Prometheus
-deltalarına ayrılan bir ırmak gibi
denizine kavuşan kum tanesi olmaya gel
ağır aksak akan
cehennemi bir gün
tutunacak imge
ay ışığıyla yıkanmış gece
şiirinle ört ayıpları
öykülerinle ağla zamana-
yeditemmuzikibinoniki&İstanbul
*Can Yücel
Nazan YinançKayıt Tarihi : 7.7.2012 13:39:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




bu dünyayı faşistler yönetiyor artık, şiir siteleri ve dergiler bile para babalarının arpalığı oldu, kum saatinin tersine akacağı zamanlara varamadık henüz.
böyle işte
ya da sonu iyi biten aşkları anlatan şiirler...
Var mıdır onlar?
Hep derin ve yetkin konuşan kalem...
Teşekkürler, sevgiler, değerli şairim.
Aklımda yine "Sırtını Dönen Şiir" ile...
Oysa şiir en masumdur, en yalansız...
En saklısız, en açık...
O hep, yüzünü döner bize,
Güneşle eşleşir, o yüzden...
Can Yücel'i yine rahmetle andım..
Şiiri okumanın tadıyla, tekrar tebrikler Nazan Hanım..
deltaların hüzünle oluştuğuna
yemin edebilirim
bırak ayıplasın müfredat
ve şiir
ruhuna kadar çıplak
kanatarak büyütüyor ayıplarımız
örtme hiç bir şeyi
mavi bir gece
biraz şarap
çokça şiir
"Ne kadar rezil olursak o kadar iyi"
Yoktu... Sormuyorum artık, 'nereye gitti?'
'Sırtını Dönen Şiir' demiştim... Şaire az daha genişletmiş:
'/ ilk sırtını dönen gökkuşağıydı
-ardından giden masallar ve türküler-
nice sürgünlerden sonra
yenilgilerden ve ölümlerden
bir avuç şiir kaldı
kutsamak için
bir tutam gökyüzü / demiş...
Belli ki 'şansın gözü biraz kör', biraz da şaşı... Kala kala bir tutam şiirle gökyüzü bırakmış geriye... 'Günebakan'lar' yüzünden midir bilinmez ama yönünü sıkça değiştirenlerin katkısı yadsınamaz gibi... Zira Rahmetli Can Yücel'in ''ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi' dizesi replik olmuş şiire...
Ne gariptir... İnsan yalansız niye yapamaz, neden önce kendisine söyler ve ardından inanır, bir de savunur kendi yalanını? Biraz düşünsek 'baldırandan' daha mı az zehirler önce bünyemizi, sonra da sosyal konumumuzu ve ilişkilerimizi...
'Var olmayan yaşamlar' nedendir, niye yıkılır daha dün sokaklarında gezindiğimiz şehirler? Ve niye sırtını dönüp gider, sevenler?
Şiiri ve değerli şaireyi bir kez daha kutlarım...
TÜM YORUMLAR (58)