Mahşere Sakladığım Günaydın
Günaydın sabah’ımın güneşi…
Günaydın çayımın sıcaklığı…
Günaydın kahve kokum, sigaramın dumanına karışan hayallerim…
Günaydınlar içimde ağır ağır büyüyen hasrete…
Günaydınlar adını anarken titreyen dudaklarıma…
Günaydın düşlerimde saklı kalan tek gerçeğim…
Günaydın, hayallerimin ulaşamadığım dileği…
Aklıma ilk düşenim, gecenin ilk sızısı…
Yüzündeki o eski gülüşü benden çalanım,
gülüşünle bile içimde bir boşluk bırakanım…
Ben seni hatırladıkça eksilen,
sen sustukça çoğalan düş kırığım…
Onarılmayanım, onaramadığım…
Ne elim ulaşır artık sana,
ne dilim dökülür;
sen uzaklaştıkça içimde daha yakın duran yanığım…
Hem en uzağım,
hem gecemin en sıcak köşesinde sakladığım yanı başım…
Gökyüzümün en parlak yıldızıydın, şimdi uzaklarda kayıp bir izsin…
Kalbimin sığınağıydın, ama sensizliğin ortasında üşüyen yanım oldun…
Günaydın sol yanım…
Günaydınlar her sabah eksik uyanan yanımın boşluğuna…
Günaydınlar yastığımda kalan kokuna, hatıraların sızısına…
Günaydın yarım kalmışlığım, eksik yanım…
Günaydın sol yanımda duran, yüreğimde iz bırakan ADAM…
Ben seni mahşere sakladım.
Kimselerin bilmediği, dokunamadığı,
yalnızca kalbimin en ağır çekmecesine bıraktığım bir sır gibi…
Zamana değil, duaya emanet ettim adını.
Varsın vuslatım mahşere kalsın,
varsın kavuşmak geciksin;
sen bende kaldıktan sonra beklemek,
dünyanın en uzun ama en sessiz ibadeti olsun.
Günaydınlar içimde susmayan sorulara…
Günaydınlar “ya kalsaydın” diye başlayan cümlelere…
Günaydınlar seni anlatmaya yetmeyen kelimelere…
Bak, Şubat bitti…
Sonra Mart gelecek…
Nisan, Mayıs derken sensiz bir kış daha bitecek.
Bahar gelecek… Yaz gelecek…
Ama ben hep beşinci mevsimde seni bekliyor olacağım.
Adına hasret dediğim o mevsimde…
Zaman geçecek ama içimdeki saat hep sende duracak.
Günaydınlar takvimlerden düşen yapraklara…
Günaydınlar sensiz geçen onca güne rağmen seni eksiltmeyen kalbime…
“MAVİ BİR DÜNYADA”…
Griye boyanmış bir gökyüzünün altında…
Adını kalbimde saklayarak…
Umutla günleri sayarak…
Sensizliğe rağmen, sana kavuşma hayaliyle bekleyeceğim…
Günaydınlar içimde hiç dinmeyen özleme…
Günaydınlar gözlerime dolup da düşmeyen yaşlara…
Günaydınlar geceleri adını fısıldayan kalbime…
En uzakta duran en yakınım,
dokunamadığım hâlde içimde taşıdığım,
adını her kırığıma yazdığım sessiz yangınım…
Mahşere sakladım seni…
Çünkü orası,
“gecikenlerin nihayet kavuştuğu yer”dir.
Ve en çok da sana…
Benden uzak ama kalbime en yakın olana…
Günaydın…
Günaydınlar sol yanım…
Günaydın, hâlâ ilk günkü sevdayla sevdiğim ADAM…
@dressiz mektuplar ✍️✍️@dsız.
🇹🇷Zeynep 🇹🇷
Kayıt Tarihi : 3.3.2026 00:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!