Bezm-i Elest'te, yazılmış alnına kader;
Hiç gülmese de yüzüne; adı: Gülümser!
Bir mühür gibi, alnına kazınmış keder;
Bahtı kara olsa da, yüzü gülümser.
Yoksun büyümüş; baba sevgisinden,
Kanatlanıp, uzaklara uçmuş ailesinden.
Taşa söylese derdini, çatlardı kederinden;
Dağlardan büyük derdi, yüzü gülümser.
Bir kez olsun başına; şefkat eli değmemiş,
Kopmuş, içinde fırtınalar da boyun eğmemiş.
Şu; Zâl-i dünyada, talihi hiç gülmemiş;
İçin için, kan ağlar yüreği, yüzü gülümser.
Özlediği şefkati, eşinden de tatmamış,
Bebeği uğruna sabredip, her şeye katlanmış.
Geceyi, ortak edip kederine, bağrına taş basmış;
Yıkılsa da dünyası; yıkılmaz, yüzü gülümser.
Hiç acımamış canı, ihanet acısı kadar;
Gönül sarayı yıkılır, ateşi yüreğini sarar.
Basıp bağrına yavrusunu, ömrünü ona adar;
Hayat; acımasız olsa da, yüzü gülümser.
Aile ocağından ayrılıp; düşer ata yollarına,
Şefkat umarak; sığınır baba kollarına.
Sitemle hesap sorulur, kar yağar dağlarına;
Çeker sineye her şeyi, yüzü gülümser.
Ağırına yoksulluk, yokluk hiç gitmemişti,
Böyle kara yazıyı, kendisi seçmemişti.
Masum ve pak ömründe, bunu hak etmemişti;
Eğse de başını önüne, yüzü gülümser.
Oğlu ile tekrar çevirir, İstanbul'a yönünü,
Gözyaşıyla yoğurur geçen, her gününü.
Evladına adar, şefkatle tüm ömrünü;
Kader; olmasa da adil, yüzü gülümser.
Eğse de başını hayat, kimseye eğilmez;
Çınar gibi vakur duruşundan, ödün vermez.
Göğüs gerer tüm acılara, yenilmek bilmez;
Gülmese de talihi, yüzü gülümser.
30.05.2026
11:56
Kayıt Tarihi : 31.08.2026 18:33:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!