Yağmur berekettir, toprağa can verir.
Sevgililer yağmurda yürürken romantik anlar geçirir.
Rüzgâr ferahlıktır, bulutları hareketlendirir.
Esişiyle serinletir, uçurtmaları havalandırır, çocukları gülümsetir.
Güneş umuttur, buzları eritir.
Işığıyla ısısıyla yeryüzünü neşelendirir.
Bir ressam olsaydım,
Belki de bir daha hiç resim yapamazdım.
Bir müzisyen olsaydım,
Bir daha hiç kimse bestelerimi dinleyemezdi.
Bir heykeltıraş olsaydım,
Artık heykellerimi kimse beğenemezdi.
Gözyaşlarım yanlışlarımı gizleyemiyor.
Yanlışlar benimleyse doğrular nerede?
Doğrular mutluluğu yakalamam için mi benimle?
Doğrular benimleyse mutluluğum nerede?
Kalbim doğruları bulmama engel oluyor.
Kilit kalbimdeyse anahtarım nerede?
Benzetiyorum herkesi sana,
Senden bir haber yok hâlâ.
Gözüm hep yollarda.
Özlüyorum seni anlasana.
Acaba deliriyor muyum diyorum bazen,
Seni sevdiğim belli zaten.
Geliyorum sizi tarihten silmeye,
Ben özgürüm bağlanamam kimseye.
Bekleyin ve görün kimmişim ben,
İsteyince alırım hiç beklemeden.
Şaşıracaksınız siz de olanları görünce,
Sıfırdan çıkarım birden zirveye.
Akıp giden, boşa geçirilen zaman,
Bir daha geri döndürülemeyecek olan zaman,
Değerlendirilmesi gereken, değeri bilinmeyen zaman,
Üzüntüleri gizleyen zaman,
Kederleri unutturan yine zaman,
Yakalanması mümkün olmayan tek şey zaman.
Sordum seni dağlara
Koştum durdum ardından
Buldum seni yollarda
Durdum senli yıllarda
Hani beni sevmiştin
Şimdi niye terk ettin?
Biraz kül, biraz duman.
Hepsi bu elimde kalan.
Gerisi boş, gerisi yalan.
Bu acımasız bir talan.
Bir bendim buna kanan.
Küllerimden doğacağım inan.
Yırtacaksın dağları,
Enginleri aşacaksın.
Fırtınalara kafa tutacaksın.
Göklerde uçacaksın korkusuzca.
Yeri göğü inleteceksin adımlarınla,
Yumruğunu vurmayı bileceksin masaya.
Karabulutlar üstüme çökmeden önce,
Karanlığın nefreti beni bulmadan önce,
Yalanların alevi umutları yakmadan önce,
Gitmek istiyorum bu diyardan.
Yasaklar yaşları aşmadan önce,
Sahte gülüşlerde boğulmadan önce,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!