Yüreğimde bir Firavun sarayı, sesinle örülmüş duvarlar
Nemrut gibi yükselir, güneşe karşı baş eğmez.
Küllerimden doğacak bir feniks misali sevdanı unutmaya yeminler içerken
Ağır kalbim zamana sıkışmış gölge gibi
Piramidin tepesinde yalnızım, zaman beni kuşatıyor.
Yokluğunda yıkılmayan bir ben var.
Sessizliğin içimde çürüyen bir kuş gibi
Kırık aynalarda kendi suretime bakarken her yara izi bir kapı,
Her iz unutulmuş bir yol.
Zamanın ipliği kayıyor ellerimden
Kalbimin ritmi bile yalnızlığa eşlik ediyor.
Eski ruhlar dönüyor içimde.
Rüzgâr gibi esiyorsun içime doğru
Her nefeste seni çağıran bir feryad'ım
Ve her sessizlikte içimde büyüyen bir sevdan var.
Kırık taşlarla örülü yollarımda
Zemzem oluyorsun ömrüme
Biliyormusun;
Sen yokken yüregime bastılar tüm cümlelerini de, ezdiler beni.
Sarıldıkça anılara büküldü belim,
Suskunlukla itham ediyorlarken beni.
Bakma öyle!
Hasretlerle cümlelerin kapısı kapandı.
Gittin ya
Hep seni giyinip kuşanıyorum
Bir türlü oturmuyor yüreğin yüreğime.
Bana emanet duruşların.
Başkalarına ait oluşundan biliyorum
Olmadığın sokaklarda nefes almanın suçuyla eziliyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!