Gülen yüzün solmasın diye yürüdüğümüz yollara güller serdim,
toprak beni adımla değil niyetimle tanıdı,
her adımda içimden bir susuş bıraktım geriye
çünkü bazı yollar sesle değil kalple aşılır.
Dikenlerine takılma diye parmak uçlarımla kırdım hepsini,
acı bağırmadı, içimde oturup bekledi,
kan acele etmedi akmaya,
sanki biliyordu bu yaraların bir anlamı olduğunu
ve ben yarayı düşman saymadım,
onu sadakatin sessiz imzası sandım.
Yapraklarından reçeller yaptım sana,
zamanın aç bıraktığı sabahlara,
tatlılık değildi niyetim, hatırlanmak istedim,
bir gün her şey soğuduğunda
bir kaşık geçmiş olsun diye,
adını katmadım içine
çünkü bazı isimler ağızda değil kalpte çözünür.
Ben seni yüksek sesle sevmedim,
yüksek sesler korkutur kaderi,
seni gece yarısı gibi sevdim,
herkes uyurken varlığımla orada.
Ruhumda eski bir kapı vardı anahtarı kayıp,
sen geçince kendiliğinden açıldı,
demek ki bazı insanlar kilit değil
hatırlanmış bir duadır.
Susarsan anlarım,
gidersen arkandan konuşmam,
çünkü ben seni sahip olmak için değil
olmak için sevdim,
yanında kendimdim,
yokluğunda da sana sadık kaldım.
Gülen yüzün solmasın diye
kendimi aradan çektim bazen,
sevgi her zaman görünmek değildir,
bazen gölge olmaktır
ışık incitmesin diye.
Zaman elini uzattı bana “unut” dedi,
başımı eğdim ama diz çökmedim,
bazı hatıralar unutulmaz
sadece sessizleşir.
Bir gün adımı hatırlamazsan bile
içinde sebepsiz bir huzur olursa
bil ki oradan geçtim,
güller yoktur belki
ama toprak beni tanır.
Her şey dağılsa, geceler uzasa, kelimeler susa bile
ben seni içimde
hiç bitmeyen bir şiir gibi
sessizce, derinden, daima okurum.
Kayıt Tarihi : 21.1.2026 21:13:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Canlı yayında gelen ilahmla gökten düşen kelimelerin devamı.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!