Duvardaki guguklu saatin ihtiyar kuşu., yorgun kanadı ile iteleyip açtı içinde yaşadığı ahşap kutunun kapağını... Başını dışarı çıkardı ve ötmeye başladı... Kendince çok doğru bir zamandaydı...
'guguk-guguk-guguk'
. ,
Ayaklarını uzattığı koltukta elindeki haftalık resimli çizgi roman dergisini okumakta olan küçük çocuk., gözünü dergiden ayırıp duvardaki guguklu saatin ihtiyar kuşuna çevirdi...
--- Bu neden hala ötüyor ki burada diye düşündü... Arka bahçeye bakan duvara çivi çaktım ya onun için... Kutusunu da alıp sırtına gitsin orada ötsün ötebildiği kadar...
. ,
Duvardaki guguklu saatin ihtiyar kuşu., çocuğun düşüncelerini okur gibiydi...
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta