GÖYAŞLI
Göyaşlı bir akşam çöktü üstüme,
Dizlerimde yorgunluk, içimde kırık bir ses…
Kim bilir kaç defa sustum,
Kaç defa içime gömdüm söyleyemediklerimi.
Göyaşlı dedim ya hani,
Sadece gözüm değil, bütün ömrüm ıslandı bu gece.
Ne zaman bir adım atsam,
Arkamdan sürüklenen bir gölge var…
Sanki her hatıranın ucunda
Bir çığlık, bir sızının izi kalmış.
Kim bilir kaç bahar soldu da geçtim içinden,
Ben hep kışın üşüyen çocuğu olarak kaldım.
Göyaşlıyım…
Çünkü gidenlerin, kalanlardan hep daha çok sesi olurmuş.
Bir adın geçer, içimden bir şey kopar,
Bir sokak görünür, anılar üstüme yürür.
Unutmak isterim bazen,
Ama unutmak da benden korkar, yaklaşamaz yüreğime.
Bir çınar gölgesine bırakmıştım gençliğimi,
Bir de sana söyleyemediklerimi…
Rüzgâr hâlâ getirir o günün kokusunu,
Ben hâlâ saklarım içimde,
Kimseler bilmez, kimseler anlamaz,
Ama ben her gün biraz daha göyaşlı olurum.
Sensizliğin adı uzun bir yol gibi,
Bitmeyen bir gece gibi,
Pencerede bekleyen bir gölgenin sabrı gibi ağır…
Söylesem olmaz, sussam acır,
Gitsen içimi üşütür,
Kalsan bütün hayatımı yakarsın.
Göyaşlıyım işte…
Kırılmaların, eksilmelerin,
Herkes gidince sessiz kalan odaların toplamıyım.
Belki bir gün durulur gözümün içindeki bu yağmur,
Belki bir gün güler yüzümdeki çizikler,
Ama bugün değil…
Bugün yine içimde ağır bir sızı,
Dışımda sakin bir gece,
Ve ben…
Yalnızlığın göyaşlı şiirlerine tutunuyorum yine.
Hamit Atay
Kayıt Tarihi : 8.3.2026 14:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!