beni gerçekten göremeyene
en kıymetli yanlarımı sundum,
bir dağın doruğunda sakladığım ateşi
avuçlarına bıraktım da üşümedi sandım.
oysa ben,
gecenin en koyu yerinde
adımı rüzgara kazıyan bir savaşçıydım.
kalbim,
yedi kapılı bir şehir gibi
yalnız hak edene açılırdı.
ama ben kapıları
yanlış bir bahara açtım.
gözlerimdeki fırtınayı görmeyene
denizlerimi anlattım.
içimdeki kırık mabedi fark etmeyene
dua eden taşlarımı gösterdim.
kılıcımı değil,
yaramı sundum ona.
bilmedi ki
bir insanın yüreği
fethedilecek bir toprak değil,
emanet edilecek bir vatandır.
ben ateşi taşıdım,
o dumanı gördü.
ben savaşı anlattım,
o sadece suskunluğumu duydu.
ve gün geldi,
kendi kalbimin surlarında
yalnız nöbet tutarken anladım.
bir şehri yakıp yıkmak kolay,
ama bir yüreği gerçekten görmek
kahramanlık ister.
şimdi biliyorum,
görmeyene sunulan kıymet
ya susar
ya da küle döner.
ben küllerimden bir destan yazdım,
adı ;
kıymetin, gözden önce gönül istediği...
Kayıt Tarihi : 27.2.2026 20:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!