Göremezsin
Gece, en kör bıçağını saplarken sessizliğe,
Bir adım ötemde biter adımların;
Yarım kalan bir hikayenin küllerinden
Yeniden doğar pencereme vuran o hüzünlü sabah.
Sen bilmezsin,
Ben bu kenti sesinle adımlarım,
Her sokak başı bir sızısın sol yanımda.
Bakışın… Ah, o içimi üşüten sıcaklık,
Bir deniz feneri gibi çarpar gözbebeklerime.
Kaç mevsim devrildi üstünden bu hasretin,
Kaç kelime boğazımda düğümlendi de
"Özleniyorsun" diye haykıramadım rüzgara.
Sen yanan kalbimi bilmezsin,
Kendi yangınında kavrulan bir derviş gibi,
Gözlerimi diktim ufuktaki o imkansız yola.
Dinlemek isterdim saatlerce;
Bitmeyen yollarını, yarım kalan o masalları,
Gülüşünün saklı kaldığı o eski zamanları…
Fakat sen koca bir uçurumsun şimdi önümde,
Gözlerindeki o kördüğüm perdeyi aralasan da,
İçimdeki bu deli aşkı…
Göremezsin.
Köz tutmuş bu göğüs kafesinde
Sadece senin adın atar,
Lakin dönüp de bir kez baksan derine,
Ruhumun sana akıp giden nehrini…
Yine de göremezsin.
Bütün yolların bittiği, karanlığın sabaha yenildiği o son duraktayım.
Ardımda bıraktığım her adım,
Ayak izlerine basmaya kıyamadığım birer hatıra mezarlığı.
Eğer bir gün rüzgâr tersine eser de
Yolun düşerse ıssız kıyılarıma,
Arama bende eski neşeyi, eski beni…
Ben çoktan gömdüm seni
Aynalara sığdıramadığım bu deli hasrete.
Gözlerinde kör bir gurur, dilinde sükût;
Git…
Arkana bile bakma.
ben, bu enkazın altından tek başıma doğrulurken,
Sana uzanan ellerimi çoktan ateşe verdim.
Sen uzaktan bakıp sadece küllerimi göreceksin;
o yanan kalpteki devasa yangını,
Asla göremezsin.
Kayıt Tarihi : 2.11.2026 19:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!