Gönül sarayımı viran edenler,
Gül yüzüme sahte maske takanlar,
Söz verip de çekip gidip dönenler,
Mahşerde karşımda dursunlar gayrı.
Seviyormuş gibi rol yapanlara,
Çıkarı uğruna can yakanlara,
Sadakat yerine kin katanlara,
Hakkım helal değil, bilsinler gayrı.
Sırrımı alıp da pazara süren,
Dost olup arkadan kuyu eşenler,
İyi gün dostu olup darda terk eden,
Kendi çukuruna düşsünler gayrı.
Zaman hırsızına, ömür çalana,
Dili zehir dolu, ruhu yalana,
Kalp kırıp da hâlâ huzur bulana,
Geceler uykusuz geçsinler gayrı.
Adalet mizanı bozuk olana,
Zayıfı ezip de zevkler alana,
Haksızlık üstüne dünya kurana,
Bedeli neymiş de görsünler gayrı.
Yarı yolda koyup kaçan korkaklar,
Tutunacak dalı kıran parmaklar,
İhaneti kendine eden o kullar,
Vicdan azabıyla yansınlar gayrı.
Sabır dedikçe hep tepeme binen,
Merhameti bende acizlik bilen,
Gözümün yaşını görmeden gülen,
Kendi ahlarında kalsınlar gayrı.
Helal etmiyorum, bu son sözümdür,
Kapanmayan yara, sönmez közümdür,
Hainin yüzüne bakan gözümdür,
Gerçeği aynada görsünler gayrı.
Dönüp de bakmasın kimse geriye,
Ömürden çalınan gitti nereye?
Havale eyledim yüce Mevla’ya,
Orada hesabı versinler gayrı.
Garip Murat der ki; kalemim susmaz,
Gönlüm bu yükleri bir daha tutmaz,
Vefasız olanın izi de kalmaz,
Adımı dillerden silsinler gayrı.
Kayıt Tarihi : 1.3.2026 15:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!