GÖÇ ŞİİRLERİ

GÖÇ ŞİİRLERİ

Haki Buhari

Bakış Açısı Deneme Hikayeler

Uçsuz bucaksız Bozkır'ın ortasında bir vaha da, suya kanmış atımın terkisinden azığımı alarak, üzeri yosun tutmuş kayanın üzerinde soframı açıyorum. Yolumun üzerindeki köyde, kadınların ko...za çıbığında pişirdikleri ve yüzsüzlük yapıp aldığım bazlamayı tereyağı ile yağlayıp, bolca köy peynirinden hazırladıkları öğle yemeğim sıcaklığını hâlâ koruyordu. Ağustos'un kavurucu sıcağı esen rüzgârla yüzümü yalayıp geçiyor, kan ter içinde kalmış halde yanıbaşımdan akan derede yüzümü yıkayacak takatim kalmamıştı. Bir an önce karnımı doyurup, biraz kestirmem lazımdı. Yemeğimi yerken de içimden binbir türlü muzurluklar geçmiyor da değildi. Yalnız başıma uyurken bir peri kızının yanıma gelip, bana yoldaş olmasını düşünüyorum. Bu arada yanımdan akıp giden bir boz yılan hayalimi suya düşürdü. Artık burada dinlenmek mi? Tövbeler olsun! Biraz ötede yayılan atıma baktım, iyi uzaklaşmamış diye düşündüm. Benim vefalı yol arkadaşım, kahverengi yelelerini bir o yana, bir bu yana sallayıp iştahla karnını doyuruyordu. Zaten bir saatlik yolum kalmıştı. İçerisinde kurbağaların yüzdüğü dereden avuçlarımla suyumu içip yola koyuluyorum. İkindi vakti menzile varıp, dinlendikten sonra akşam yemeği sonrası Büyük Türkiye konulu toplantımızı yapacağım. Hayalimde kurduğum ülke, bir ucundan, diğer ucuna kadar al bayrağımla donatılmış tören alanı gibi olmalıydı. Hazır kıta asker disiplini olan, Türk gibi düşünmeli, Türk gibi yaşamalıydı. Çalışkan, üretken, yardım sever, merhametli ve sabırlı olmayı bilmeliydi. Bu düşüncelerle ilerlerken, patika yolun sağlı sollu böğürtlen bahçesi olduğunu farkettim. Atımdan inip yemeye mecalim yoktu. Artık köye'de iyice yaklaşmış olduğumu, bahçe içlerindeki tek tük evlerden anlıyorum. Bu köy bizim kutlu yürüyüşümüzün, mihenk taşı olacak. Büyük Başbuğ vermiş olduğunuz emir yerine gelmek üzere. Bu köyün önemi, 1951 yılında Türkistan’dan göç etmiş Özbek Türklerinin köyü olmasından dolayı. Yolu, elektriği olmayan bu köyün adı Turan köyü. 1964 yılının bir yazında, Türk dünyasının kızılelma sevdalıları, büyük yürüyüşü Turan ilinden Ya Allah, Bismillah diyerek yılmadan, ezilmeden ve bükülmeden daha da ilerilere taşımaya yemin ediyorlar. Arz ederim Başbuğ'um Alparslan Türkeş bey.....
04.01.2014

..

Devamını Oku
Vedat Koparan

-akıyor zamanın zamanı yuttuğu
karanlıklar yamalı bohça eğreti gülüş-

zamanı gelmiştir gidişlerin
bir ağaç döker kabuklarını
bir dal uç verir soyunur geceye
bir yaprak düşer dalın kırılışından
..

Devamını Oku
Yüsra Nur Yazıcı

Dış vatanımda kopsada
kızılca kıyamet
İçime göç etmişliğimin
aynasıdır suskunluğum
Bilki dört bir yanım
nedâmet..

..

Devamını Oku
Cafer İşler

Borçlu göçme bu dünyadan
Gelir ahirette burnundan
Üzerinde kul hakkı kalmadan
Göç edesin bu dünyadan

Ortağına ihanet etme
Kimsenin hakkını yeme
..

Devamını Oku
Ergür Altan

baba
seni kırlangıçlara anlattım bugün
döndüler göç yollarından
yuva bildiler yüreğimi

baba
misafirlerimi ağırlıyorum bak
..

Devamını Oku
Vehbiye Yersel

Nergis ile Ali
 
 Yeni taşındığımız apartmanda tanıştığımız ailelerden mutluluktan başları dönmüş,benim benim diyenler,her yıl mobilya değiştirmekten,gezdikleri yerlerden,yediklerinden içtiklerinden bahsederken,çok mutlu,olduklarını ballandıra ballandıra, herkese anlatıyorlardı.ben bir gözlemci olarak buna aklım pek yatmadı,hiçbir erkek her yıl yenilemez evinin eşyalarını. Bizim 35 yıllık mobilyayı değiştirmeye kalktığım zaman,gelirim olduğu halde zor kabul ettirdim.eşim karşı çıktı.Hele birisi eşinin bir dediğini iki etmediğini anlatıyordu.İşte, bu hanımın başına gelen benim için bir ibret alınacak hikaye konusu oldu.35-40 yıllık beraberlikte 3 kız çocukları olmuş,ama birbirlerini amca çocukları olduğu halde tanıyamamışlar.Nergis hanım çok mutlu olduğunu anlatıyordu.Bir rüyada veya hayatı toz pembe gördüğü için başına gelen olaydan habersiz gününü gün ediyordu.Hayat sandığı gibi değildi aslında.Yemek,içmek,ev eşyasını her yıl değiştirmek,gezmek tozmak,turlara katılmak değildir mutluluk. 
 Mutluluk,kanaatime göre,yalan,vefasızlık,riyakarlık olmayan bir ortamda sade bir yaşam tarzıdır.Bana bir pırlanta hediye ettikten sonra” ki bakır yüzük bile layık görülmedi bana”gecesini bir başka kadınla geçiren bir eşi kabullenemem, mantığım kabul etmez,tavırlarından anlar bir saniye yaşamam böyle biriyle.hele gizli bir evlilik da iki tarafı idare ediyorsa,nikahlı eşinin ya erkeksiz kalamıyacak derecede sapık veya geri zekalı olduğu rahatlıkla söylenebilir.Veya eşinin yaptığı ihanetin farkındadır,her istediğini aldığı,para ve bolluk içinde yüzdürdüğü için veya eşini sevmediği,parası için,durumunu bildiği halde susuyordur. 
 Bana göre ailede sadakat,doğruluk,vefa ön planda gelir.Para en son düşünülecek şeydir.Bu hikayemin girişidir.Asıl hikaye çok karışık ve sonucu düşündürücü. 
 Kars şehrinin bir köyünde doğan Nergis”in ailesi şehre göç eder.Nergis ilkokulu Kars okullarında okur.ilkokuldan sonra evde oturur,okumak istemez.O yıllar köylerde orta okul olmadığı için,köyde yaşayan amcası oğlunu okusun diye onlara yollar.artık bu delikanlı aileden bir fert olarak,okuluna gidip geliyor,amca ve yengesi,kendi çocukları gibi ona da bakıyorlarmış.Nergis”le Ali arasında bir elektriklenme,bir yakınlaşma başlar.birbirlerine daha doğrusu aşık olurlar. O yaştaki çocuklar aşktan ne anlıyorsa,onu da bilemem.evlenmek istediklerini ailelerine söylerler.Nergis”in annesi karşı çıkar.kesinlikle böyle bir evlilik olamaz. Ali senin kardeşin sayılır,aynı evde büyüdünüz,yediniz içtiniz. Dediyse de Nergis ısrar eder,annesiyle aralarında gerginlik başlar.annenin yüreği dayanmaz bir gün fenalaştığı anda hastaneye kaldırılır.Hastanede olduğunu duyan oğlu atlar arabaya gelir,bir bakar ki evin kapısı açık ardına kadar,bir sürü ayakkabı,terlik v.s var.eyvah annem ölmüş,onu göremedim,yetişemedim diyerek,ağlamağa başlar,fenalaşır,bu misafirlerin Nergis”in nişanı için toplanmış olduklarını anlatırlar,bu sefer tepkisi daha büyük olur,vay demek annem hastanede siz keyfinize bakıyorsunuz diyerek evi ayağa kaldırır.nergis le Ali dayak yememek için kaçar saklanırlar.Artık mutluluktan uçuyor.istediği oldu ya.aşkta büyük bir zafer kazandı.annesi kim oluyor,aşkının yanında. Yaşasın aşk.Babasını ikna karısının hastanede oluşunu sonucu düşünmeden fırsat biliyor,kızının başını bağlıyor.kız artık mutludur.bir müddet sonra evlenirler,anne kırgındır,dargındır.ama onu dinleyen takan kim.evlendikten sonra Kars”ı terk eder,Nergis ile Ali İzmir “e gelir yerleşirler.Arka arkaya 3 kız çocuğu doğurur.Ali işe girer.Nergis 3 ufak çocuğa yalnız bakamaz,kendisi çocuk daha.Ali ona bir yardımcı bulur.artık o bakıcı da evde aileden biri olur. Nergis hayatından memnun. Artık hizmetçisi bile vardır.Ona kuma getirdiğinin farkında değildir.Aşk gözlerini kör etmiştir.Bu genç kıza özel oda verilmiş.devamlı onlarda kalıyormuş.Nergis 32 yaşındaymış, Ayşe yanlarında 5 -6 yıl kalmış,Kalmış ama iş bambaşka imiş.Ali onunla ilişki kurmuş,iki kadını aynı evde idare ediyormuş.Nergis Ayşe yi ayrılmaması için bol bol her istediğini alıyor,onu güzellik merkezlerine,kuaföre götürüyor.güzel giydiriyor.Ali de yok demiyor. Canına minnet.Ali”de vicdan azabı çektiği için,olsa gerek,hanımının bir dediğini iki etmiyor.her istediğini yapıyor. 
 Onu para,altın,eşya ile büyülüyor,uyutuyordu.Bana bir erkek her istediğimi alsa düşünürüm,acaba bir suç mu işledi,ört bas etmek için bana rüşvet veriyor.hediyelerle oyalıyor derim,bu benim düşüncem.Yıllar,günler geçmiş,kızları büyümüş,Nergis”in.ortanca kızı nişanlandı,bahçede çok güzel bir kına gecesi oldu. Tüm komşular katıldık.herkes memnun,baba kızına bir daire aldı.evi döşedi,düğünden sonra, sihir bozuldu,bir hafta sonra Ali ile Nergis boşandılar.15 yaşında evlerinde çalışan bir kızı olduğu ortaya çıktı. Her kim anlattıysa. Uyuyan Nergis ancak uyanabildi.Önce inanmamış,böyle şey olamaz.beni aldatmasına imkan yok dediyse de gerçek olduğunu anladı ve derhal boşandı.Ali evi terk etti.Şimdi çok hayır görmüş de Ali”den inadına ben de evleneceğim diyor.herkese aleni,söylüyor.İşte insan hiçbir zaman ne oldum dememeli,ne olacağım,sonum nasıl olur demeli,ve bu olaylar olağan şeylerdir,yıkılmamalı,ama inadına evlenmez,bana bıraktığı evde yaşamaya devam ederdim.”Koca değişir alın yazısı değişmez.”Allah herkese akıl fikir versin.sabır versin. 
 11.10.2009 İzmir
 
 Vehbiye Yersel
..

Devamını Oku
Fazlı Çoban

Bir ağustos gecesinde ay bölünmüş gökte. Kınalı saçların düşerken yüzüne sevdiklerim küçük yıldızlar gibi benimle.Biliyor musun yaren yazdıkça kapanıyor ruhumun yaraları.Yaralar kanadıkça kapanır. Biter acının kanı. Acı tükenince yeniden doğar her şey. Hiçliktir her şey. Ve her şey hiçbir şey.
Bana kendini anlat. Benim anlatacaklarım bitmez. Ve yeniden doğacağım yeni günle ben ve senle.
Yaren aradıklarımı buluyorum sonunda. Nedenler ve niçinler yanıtlanıyor bir bir. Ve karanlıktan doğuyor güneş. Her şeyin zıddı var yaren. Acının biteğinde mutluluk.
Yaren sorgusuz yaşamak ne güzel. Ve ne güzel gökte ay balkırken izlemek. Yaren kuşlar artık göç etmez yuvalarını kurdular gerçeğe. Bu arayış bitti. Bitti yaren. Ruhumun aymazları aydınlanıyor.
Öpüyorum seni
..

Devamını Oku
Atilla Adsay

Yaylalara küsmüşüm göç konamam
Esen yele yaslanmam kanadım kırık
Ayrılık yakar beni yaram dermansız
bu yara ya derman olamasan, duramam artık.

Sevdanın derdi yaradır bende iyileşmez
Bu ellerde duramam sen yoksun vakit geçmez
..

Devamını Oku
Ömer Sevim

Ey kendini kaybetmiş insan
Sanmaki sefan sürecek
Razımıdır hiç düşündünmü senden rahman
An gelir seninde göç vaktin gelecek
Ne zaman geleceği bilinmezdir ölümün
Uyan artık dünle aynı olmasın bu günün
Rahmana yakın ol odur senin tek dostun
..

Devamını Oku
Ozan Hürmetli

Ala gözlü yârden bir mektup aldım
Çok kaldın gurbette gel diye yazmış;
Açıp okudukça hayale daldım
Gözlerimin yaşı sel diye yazmış.

Bahar geldi artık karlar eridi
Mor dağları lâle sümbül bürüdü
..

Devamını Oku
Hamdi Çidemli


Göç Göç Eder
İnsan
Kendi Yurdundan
Kendi Yurdundan

Düşleride Kalır
..

Devamını Oku
Abdullah Eren

Takıldım göç kervânına bir gölgem, bir ben
Bir de dağlar üzerimde hüzünden saf saf
Gurbet yolu çizilmiş ömrüme ezelden
Okurum elif be'yi dert cüzünden saf saf

Durmaz elbet bu zaman hep aynı kararda
Can gider, kara toprak bedeni sarar da
..

Devamını Oku
Kenan Kervan

Bir rüzgardı seni benden alan.
Alıp uzaklara savuran.
Seni başka diyarlarda yeni bir hayata,
Beni benden kalanla sensizliğe mahkum eden.
Bir rüzgar önceleri ılık ılık eserken,
Sonrası fırtınalarla ayıran ikimizi.
Arkası yalnızlık,
..

Devamını Oku
Mahmut Nazik

ÇOCUKLAR

çocuklar çocuklar
okşasan
kanatlanıp uçacaklar
düşleri düşer göç yollarına
öpsen
..

Devamını Oku
Fatma Saylak

ne zaman sonbahar gelir
leyleklerin göç zamanı başlar
ve başım yorgunluktan yüzüne düşerse
kalbin belki kalbimi o zaman anlar.

herkese göre yeşil olan renkler
seni bir gün ölüme götürdüler
..

Devamını Oku
Zekeriya Teke

Seninle,

Yaprakların düşmesini görecektik,

Yağmurlu bir sonbahar akşamında

.........
..

Devamını Oku
Mustafa İdrisoğlu

sana olan duygularım göç ediyor,
sensizleşen yüregimin,cografyasından.
ayrılık resimleri çiziyorum duvarlarıma,
içimde sensizlik korkularını azad edip,
anarşist duygular besliyorum, mavi bir aşka.
Yokluğunu ertele gel, mavi düşler ülkesinin,
maviliklerine…
..

Devamını Oku
Zekeriya Teke

Kalkıp gitsem,

Yol benimle gelir,bitmesin diye

Gitsem,diretsem uzaklara..

Adımlarım kırılır,
..

Devamını Oku
Mavi Yolun Çocuğu

o kadar güzel nefes alıyorsun ki
tıpkı dalgaların kayaları okşadığı gibi
kuşların göç ederken söyledigi sarkılar misali
titreyen dudakların sanki bir masal anlatır sanki

koşmaya geç kadım bilyorum yenildim
hiç koşamazdım ki sana hep uzaktın bana
..

Devamını Oku
Sezai Güler

Bir yanım gün güneştir yar, varlığın aydınlık masalım
Bir yanım gecedir, aysa gökyüzüme astığın aydınlığım.
Bir yüzüm aydınlık, göz kamaştıran ışığı nur âmâlığım
Bir yüzüm karanlıktır, yıldız yıldız senli hayale daldığım.
Bir ömrüm bahardır yazdır yar, çiçekleri mutluluklarım
Bir ömrüm kıştır, kendimden göç edip kar buz ağladığım…

..

Devamını Oku