Dondurucu soğuktu o gece elim dışarıda sadece tutmakla meşgul ateşli bir aygıtı.
Yürümek saçmaydı kaymak en uygunu ve kaymak gibi yollar beklememişti ateşten adımları.
Toplanma vakti gelmişti hayalet vadisinde ve tek bir saçma saniye fazla yapay ışığında sahte bir baharın.
Hızlı ve dengesiz, dingin ve aceleci, saçma ve bir o kadar mantıklı adımlarla gerçek bir festivale,
Ne yazık ki sürünmem gerekti, hayat yansıdı emir koyanların kitabından.
Yüz üstü düştüm yolda dondu kanım, yine tuzak kokusu doldu beynimin lobuna.
Engellendim festivale son yokuşta, engelli olan vücudumun bir parçasıydı sadece.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta