Gözlerin uzağa her baktığında,
İçimde bir şehir yıkılıyor, duymuyorsun.
Sessizce toprağa sızan o sızı var ya,
İşte öyle bir şey gitmek;
Kalanın göğsünde durmadan büyüyen bir sızıdan başka neyi kalır?
Gitme benden sevdiğim...
Gözlerin gözlerimden bir adım bile uzaklaşırken,
Fırtınanın ortasında kalmış bir yaprak gibi titriyor içim.
Sen arkana bakmadan yürürken,
Ben ardında kaç kez ölüyorum, bir bilsen.
Gitmesen olmaz mı sevdiğim?
Bitmesek olmaz mı?
Daha söylenmemiş ne çok sözümüz,
Yürünmemiş ne çok yolumuz vardı bizim.
Böyle yarım, böyle kimsesiz bırakmasak kendimizi...
Bastığın sokaklarda senin yürüyüşünün gölgesi var şimdi,
Hangi hatıraya dokunsam elimi yakıyor yokluğunun şimdiki zamanı.
Bir insan nasıl bu kadar kolay vazgeçer tutunduğu dalından?
Nasıl bırakır elini, yolda yoldaş bildiğinin?
Biliyorum, her vedanın arkasında bir parça bencillik saklı,
Ama bu defa giden sadece sen değilsin;
Benim gençliğim, umudum, gözümdeki o eski ışık...
Hepsi senin peşine takılıp gidiyor.
"Gidersen, sesin kalır kaldırımlarda,
Ama nefesim kesilir bu sokaklarda."
Gitme benden sevdiğim...
Yarım bırakılmış bir şarkı gibi kalakalırım şu koca dünyada.
Kimse bilmez kalbimin neden bu kadar hıçkırarak sustuğunu,
Kimse sormaz, bu yaranın merhemi sendeyken neden ellerimin boş kaldığını.
Dön ve bak ne bıraktığına arkanda;
Aynı gökyüzünün altında, aynı kadere uyanamamışken,
İçindeki bütün şehirleri ateşe verilmiş çaresiz bir ruh bu.
Kal demiyorum sana bir zorunlulukla,
Ama ne olur gitme...
Çünkü sen gidersen, o gün benim kıyametim kopar,
Ve o gün, ben bir daha hiç kimse için uyanamam.
Kayıt Tarihi : 2.07.2026 02:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!