Gırtlağa dizilmiş her bir kelime,
Dökülmez dilden de kalır derinde.
Bir omuz ararsın, güvenli liman,
Sessizce ağlarsın kendi içinde.
Sözler düğümlenir, boğazda kalır,
İnsan sustuğu o yerden yorulur.
Gözlerin dolsa da kimse anlamaz,
Gönül vefalı bir el arar durur.
Bakışın altında gizli bin feryat,
Kime gitsen duvar, kime gitsen hat...
Sırtını yaslayıp huzur bulacak,
Bir tebessüm bekler koca bir hayat.
"Bu da geçer" diyen dostun sesiyle,
Uzanıp dokunan şefkat eliyle,
Yalnızlık son bulsun samimiyetle,
Eriyip gitsin dert, sevgi seliyle.
Dünya yükü ağır gelir omuzda,
Üşürsün bazen en korlu buzda.
"Yanındayım" diyen gerçek bir yürek,
En büyük dermandır kalpteki sızıda.
Kalabalık içre kaybolmuş varlık,
Yara açar yardan gelen ayrılık.
Konuşsan da boşluk, sussan da aynı,
Bitmek bilmez bu içteki karanlık.
Hani o kalpten fışkıran uhuvvet?
Nerede o sözde sadık bir niyet?
Omzuma dokunup "burdayım" diyen,
Bir can bekliyorum, hüzne nihayet.
Herkes bir kaygının derdine düşmüş,
Gönüller yorulmuş, nefesler pişmiş.
"Nasıl anlatsam?" derken şu halimi,
Hüzün mısra mısra kalbe üşüşmüş.
Bir el ki dokunsun, bir söz ki sarsın,
Tüm bu ağırlığı hafifçe alsın.
Yanımda olduğunu bilen bir nefes,
Yalnızlık nârında külleri yaksın.
Garip Murat der ki; dünya bir hanmış,
Soranlar derdimi bitti mi sanmış?
Anladım sonunda, şu koca evrende,
Gönül bir tek Yaradan’a inanmış.
Kayıt Tarihi : 30.1.2026 19:50:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!