Bazı vedalar kapı çarpmaz.
Ses çıkarmaz.
Ayak sesi bile duyulmaz giderken.
Bir sabah uyanırsın
ve birinin yokluğu
odanın ortasında duran görünmez bir eşya gibi
ayağına takılır.
Mesaj atmaz.
Aramaz.
Açıklama yapmaz.
Sadece…
susar.
Ve o suskunluk
bin cümleden daha ağırdır.
Ghosting,
bir insanın hayatından fiziksel olarak değil,
anlam olarak silinmektir.
Dün “günaydın” dediğin ses
bugün mezarlık kadar sessizdir.
En acısı ne biliyor musun?
Kızamazsın.
Çünkü kavga yoktur.
Ayrılık cümlesi yoktur.
“Bitti” bile denmemiştir.
Yarım kalırsın.
Soruların cevapsız,
duyguların askıda.
İnsan en çok
nedenini bilmediği kayıplara yanar.
Belki yanlış bir şey söyledim?
Belki fazla sevdim?
Belki az sevdim?
Belki de hiç mesele ben değildim…
Ama ghosting’in en sert tarafı şu:
Karşındaki gitmez,
seni kendi zihninde çürümeye bırakır.
Kapanmamış bir kapı gibi kalırsın.
Ne içeridesin
ne dışarıda.
Ve bir gün anlarsın…
Aslında seni terk eden kişi değil,
cesaretsizliğidir.
Çünkü kalmak cesaret ister.
Gitmek açıklama ister.
Ama kaybolmak…
en kolay yoldur.
Ghosting,
sevginin değil,
olgunluğun eksikliğidir.
Ve sen,
sessizce silinen değil,
sessizliğe rağmen dimdik kalan olmalısın.
Çünkü bazı insanlar hayatımıza
kalmak için değil,
nasıl vazgeçmeyeceğimizi öğretmek için girer.
Ses izini bırakanlar konuşarak gider.
Kaybolanlar ise sadece yankı bırakır.
Kayıt Tarihi : 17.3.2026 16:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!