Gerçekten sevdiyse bir adam eğer,
Gönlünde sönmeyen bir ateş yanar.
Gidişi cihanda bin ye'se değer,
Her gece ismini gizlice anar.
Unuturum sanır ilk birkaç zaman,
Zamanın zehrini şifa beller de...
Ruhunu kuşatır koyu bir duman,
Savrulur hâtıra esen yellerde.
Mekânlar dar gelir, sokaklar ıssız,
"Yanımda olsaydı" der her adımda.
Kalabalık içre kalır yalınız,
Acı bir sızı var her bir tadımda.
Gözleri yerdedir, bakmaz kimseye,
Bilir ki başkası bir ihanettir.
Dönüşür içindeki sevda simgeye,
Bu vakur sessizlik ona minnettir.
İnancı tükenmiş, ümidi bitmiş,
Dünya bir kenarda, o bir kenarda.
Sanki tüm neşesi firari gitmiş,
Hapsolmuş bitmeyen bir sonbaharda.
Gülse de yüzüne dost meclisleri,
Yalnızken sorgusu bitmez mahşerdir.
Silerken alnından soğuk terleri,
Anlar ki bu sevda ona mahşerdir.
"İyiyim" der geçer, yalanı çoktur,
"Unuttum" cümlesi dilde maskedir.
Ondan gayrı artık bir yolu yoktur,
Aşkı yüreğinde kutsal kâsedir.
İmkânsız olduğunu bilse de her an,
Hayaliyle kurur yıkık dünyayı.
Geçse de aradan koca bir devran,
Bırakmaz elinden o eski rüyayı.
Tükenmiş bir ömrün yorgun neferi,
Gönül kapısını vurmuş kilitler.
Kazanmak istemez başka zaferi,
Sadece o eşsiz maziye ekler.
Garip Murat der ki; sevda bir sırdır,
Gerçekten sevenler ölse de kalır.
Bu hüzün, aşığa mukaddes kârdır,
Seven sevdiğini mahşere alır.
Kayıt Tarihi : 1.3.2026 18:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!