Masanın kare kenarlarında bekliyor daktilo; o sağır ve beyaz bekçi.
Düşünceler, uykumuzu soğuk bir bıçak gibi tam ortasından bölüyor.
Sıfırın sağında biriken o devasa, o dilsiz ve ağır boşluk;
Hesaba gelmez bir kederin, rakamlara sığmayan uğultusu mudur yoksa bu?
"İyiyim" diyorsun, ceketinin cebinden bir şehir düşüyor yere,
Belki biraz da eski bir aşkın tozu genzimizi yakan...
Kelimelerimiz, niyetin sırtında terli ve kaçak birer yolcu;
Durakları hep yanlış, adresleri hep eksik.
"Hiçbir şeyim yok" derken kurduğun o kırık dökük çarşıda,
İnancın o belirsiz kuşuna karşı kepenkler birer birer iniyor.
İçeride, kimsenin uğramadığı o tenha yerde;
Yalnızlık, kendi üzerine katlanan bir kâğıt gibi sessiz.
Bir sarkaç gidip geliyor, şüphenin ve secdenin o gizemi arasında.
Mantık ki; duvarları dikey, varlığı farazi, pencereleri sımsıkı kilitli bir oda.
Besleyip büyüttüğümüz o inançlar, aklımızın varoluşsal kalesi;
Söylenmemiş sözlerin altında ezilen o narin, o yaralı molalar,
Sanki içimizdeki sonun provası.
Zıtlıklar sarıyor etrafımızı, çarpışık varlığımızın düzlemi mi bu?
Umutlar yarınlara küsmüş, bir akşamüstü gelmeyi unutmuş gibi...
Dudaklarımızdaki o yorgun "tamam", aslında yaşama dair sessiz bir isyan.
Müsaade artık, mola ya da ne dersen de adına,
Bitsin bu serzeniş; bu eğri büğrü köprüde var olmak ağır aksak,
Adına yaşamak dediğimiz o görkemli yanılgının tam da ortasındayız.
Kayıt Tarihi : 16.2.2026 16:27:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Mantık ki; duvarları dikey, varlığı farazi, pencereleri sımsıkı kilitli bir oda.
Besleyip büyüttüğümüz o inançlar, aklımızın varoluşsal kalesi;
Söylenmemiş sözlerin altında ezilen o narin, o yaralı molalar,
Sanki içimizdeki sonun provası.....
Tebrikler kardeş kalemin gücü yine yansımış şiirine.... yolun ve bahtın açık olsun
TÜM YORUMLAR (1)