günün bir yirmi dört saati var dalıp çıkamadığın
süslü kampanyalarda mavi derinlik
kapısında dalgaları
ardında ısırıkları dargınların
gelgitlerinde ağır ezgiler
yankılanan uzun havaları dağların
ufuk çizgisinde gün görmemiş isyan
Hayatta ben en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim
Devamını Oku
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim



