Duymak istersen geceyi bekle; Evin duvarlarında birbirini kovalayan akrep ve yelkovanı duyar, dışarıda rüzgarın çığlık atarak sokaktaki tenekeyi kovalamasını işitirsin,
Çatıdan düşen bir yağmur damlası hiçbir zaman bu kadar ses çıkarmaz.
Mahalledeki masum kedilerin, geceleri neden bu kadar sinirli olduklarını hep merak edersin.
Pencerenin önünden geçişen korkunç gölgelerin ardındaki gerçeklik için tahminde bulunursun.
Eğer uyumak istersende kendini kalmak zorunda olduğun, o gecenin sabahında bulursun.
Uyandım….
Güneşin, odanın içine sızdığı yerde uyanmak istemeyeceğin bir haziran sabahı. Dışarıya bakınca denizin bir köşesinde cevher misali parlayan güneş, bir köşesinde koşuşan yunuslar, kıyıda kumsala vuran minik dalgalar.
Çaydanlık, ocak üzerinde tren misali seslenirken, arılar pencerenin önündeki masada, kendilerinden izinsiz alınan balın etrafında kızgın bir şekilde uçuşmakta. Oltalar, kancalar, ve küçük bir kumanya, denize açılmak için son hazırlıklar da tamam. Denize giden yolda kurumuş kaktüs dikenleri terliğin altına takılmış, bir şekilde kendilerini taşıtmakta, işte artık kumsal, şimdiden sıcaklığı bedenimi sarmakta, bir an önce kayığa ulaşmak gerek…
Kayıt Tarihi : 6.5.2025 15:25:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!