Gecenin Muamması
Ve şimdi, bir gecenin muammasındayım…
Ve şimdi,
Bir lahzalık ömrü
Sayfaların dalgalı yüreğine
Dökme çabasındayım.
Mürekkep, sükûtun parmak uçlarından sızıyor,
Zaman, kırık bir saatin içinde devriliyor.
Hangi harf dindirir bu içsel fırtınayı?
Hangi satır saklar, kalpte biriken o kayıp dünyayı?
Yıldızlar, sönük birer nokta gibi dağılırken,
Ben, kendi gölgemin peşinde yorulurken;
Bir ah’ın yükünü sığdırıp tek bir heceye,
Meydan okuyorum bu karanlık, sonsuz geceye.
Lakin ne çare;
Kelimeler dar geliyor bu devasa ağrıya,
Mürekkep yetmiyor içimdeki zifiri sarmaya.
Döktükçe azalır sandığım o ağır sancı,
Sayfalar doldukça büyüyor, daha da yabancı.
Şimdi önümde ki bu kağıt, bir mezar sessizliğinde;
Gömüyorum kendimi harflerin her bir çizgisine.
Kalem yorgun düşüp elden kaydığında,
Geriye kalan ne bir isim, ne de bir hikâye...
Sadece sahipsiz bir yankı, bu sessiz odada;
Gece biterken ben kalıyorum, o "hiç"in kucağında.
Hilal Avunyalı ✍️
Kayıt Tarihi : 10.3.2026 23:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!