Rüzgârın uğultusudur geceyi bölen.
Öyle bir gece ki, emsalini yok gören.
Sanki zamanı durduracak kadar ağır
Kimsenin anlayamadığı, garip bir şölen.
Evveldi şen kahkahaların pespayeliği,
Uzanan bir el olsa çevrilmezdi geri.
Nedendir bu çaresizliği ve inadına serkeşliği
Unutmak!
Daha derinlere gömmeli bu derbederliği.
Ahmakça oyalanmalar sarsardı bedenini
Pür-niyaz edenin “vay haline” denirdi.
Hangi kapı daha metruk, hangisi daha kaviydi
Dinlemezdi sergüzeşt! Söyletmezdi hiçbir ahvalini.
Ey dost! Kalsın üstü, benden olsun eyvahlar
Der misin ki? Çare değil, sana kalsın Heyhatlar
Bilmem ki gayrısına gül eder mi gonca dudaklar
Lütfu da hoş, kahrı da hoş
Nereden bilsin zavall bedbahtlar…
Ocak 2026 (Şikago)
Meryem AcarKayıt Tarihi : 23.1.2026 07:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




olduğun yerde gün ortası yaşanırken;
memleketinde vakit gece diye,
geceden mısralar bölüşürsün...
şiirden uzak dur yalnız meri :)
sakaryadan şikagoya selamlar...
peki,
.
...
.
bir uçuk turunç güle benzer o yüzün,
yakışır mı o gece gözlere hiç hüzün,
eğme öyle başını yetimce ve küskün,
bir nilüfer gibi açsın durgunluğuma gülüşün,
ki sen bildiğim tek elbistan türküsüsün…,
kalbe doğan ve yok saydığımız,
yakındaki hasretliğin malumuyla,
ve içimize akan göz yaşlarıyla geçiyorken
zahiri zorlayan günlerimiz,
ve göz pınarlarımızdan sızan
kor olmuş tek tük nemlere rağmen,
içimizde taşıdığımız bu gönül ferahlığı,
vuslatmış meğer yarınlardan önce yarına;
çiziyorum şimdi zihnimin anlayış bekleyen
açıklamalarının altını ve tutmayan hesapların
dört işlemini yapmayı deniyorken,
ikaz lambaları yanıyor her adım başı
ve oyuncakları hayatlarımızın,
alt üst alt üst alt üst etmede hayatlarımızı,
ah;
.
...
.
TÜM YORUMLAR (1)