Gayesizm
Cılız bacaklarını sallandırmış güneş, bulutlardan toprağa,
Hava kadar kararsızım,
Onun kadar gri aklım,
Rotasız, bilhassa amaçsız, inatla plansız gidiyorum.
Bir pedalı iteliyor, dört tekeri çeviriyorum,
Durmadan gidiyor, ansızın duruyor,
Gittiğim yolları bir daha, bir daha örseliyorum.
Köylerden giriyor, şehirlerden çıkıyorum.
Kırşehir'de eldeki nasırların,
Kayseri'de Yahudi'yi kandıran Erciyesteki karın,
Avanos'da testideki kebabın anılarını dinliyorum.
Çardağın altında bir çay içiyorum,
Güneş yırtıyor bulutları, yakıyor damları, kalkıyorum
Cevat emmi bir çay daha diyor, kal diyor
Haber edeyim diyor,
Yatak açsınlar, sofra kursunlar diyor,
Arkama bakmadan, eyvallah demeden
Yangından kaçar gibi, insandan kaçıyorum.
Sığınacak liman aramıyorum,
Ne de hoş beş edecek insan.
Ne bir dost arıyorum sırtımı yaslayacak,
Ne bir post arıyorum yalanlarıma aldanacak.
En iyi söze dahi kalmadı esaretim.
Gayesizliğin tadı eksilmesin diye damağımda,
İpini koparmış bir uçurtma,
Özünü yitirmiş bir budala gibi yaşıyorum.
Kalmadı artık insanlara sözüm,
Yok hiç bir sözden alınacak dersim.
Gözden ırak, aşktan yoksun,
Kendime dost, aşık kendime
Kendime düşman, hasret kendime
Anam kendim, baba, kardaş yine benim.
Kaç an kaldı ömrüm bilmem,
Dünyaya vereceğim kadar verdim,
Korkuyorum vaktim çok,
Korkuyorum vaktim yok,
Ama inan yok hiç bir şeye hasretim,
Aklımda yarım bir kederim
Vakit gelince geldiğim gibi giderim.
Kayıt Tarihi : 26.4.2005 17:27:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!