24.12.2003 Ankara/Altındağ
Kurdular sofra, o bağlara en sâf ümidi,
Hakkını vermedi her kim ki, çiğnendi nî’mi.
Şebnem olup düştü gül üstüne kanlı terimiz,
Hançeri nagihan sapladı, azabı nankör elimiz.
Aynalar verdik kırışıklığa, hayâle sarıldık boş yere,
Zannetip bağlara rahmet, ektik hep öz çekirdeğe.
Sürmedi fidan, ne su gördü ne bahar yüzü açtı,
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta