Fok Şiiri - Cüneyt Güzeliş

Cüneyt Güzeliş
50

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Fok

Eminönü Karaköy arası bir kafes.

Onlar farkında değil;
Haliç ağlıyor.

Gözler, can burun kara boncuk;
Bıyıklar beyaz tel ışık.

O yağlı beden çatlamış;
Olmuş kara bir kayış.

Ah ah kurumuşlar!

Onlar o an yüzeceklerdi;
Siren kayalıklarında;
Orak adasında;
Maviliğin cam göbeğinde;
O eşsiz maviliğin berrak sularında.

Eşlik etmeye Vasilis’in küreğine,
Çaka Bey’in yelkenine.

Kardeşler, söyleyin nedir bu çektirilen acılar?

Eminönü, bir kafes;
İçi dolu;
Foça’dan esir alınmış foklar.

Görürseniz ağlayamazsınız;
Çok farklı duygular fışkırır bağrınızdan.

İskelede, sahneyi çeken;
Seyreden;
Foça’dan kafese koyup getiren;
Hepsi hepsi oradaydılar.

O günlerden geldik bugüne;
Bugün de gidiyoruz nerelere?

Hala deniyor, denizde bir nesne;
Halbuki, o anasının kucağında;
Yatıyor kovuktan yuvalarında.

Kaç fok kaldı geriye?

O küçük mağaralarda;
Atatürk adasının arkasında.

Yüzüp giden;
Metelikte tam bir turun ardından;
Mersinakilerde soluk soluğa;
Bizim değil onların Yelkenkaya’sına.

Cüneyt Güzeliş
Kayıt Tarihi : 28.2.2026 20:41:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


21 Şubat 2024. Geçmişten gözlerimin önüne ve içine düşen bir siluet.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!