Eğer birgün gidersem
Sessiz sedasız,
Gidişim olursa
Sözsüz, vedasız,
Sanma içimdeki
Dilsiz, nidasız...
Yokluğunla düşerken
Bitmez sancılara
Nasıl dayanır yüreğim
Bu uzun ayrılığa
Gitme desem
Kal desem…
Dökülen beyaz taneler
Beni hiç üzmediniz.
O gece, hatırlıyorum
Mutluluğuma şahittiniz.
Işıkların altında
Sizi izledik
Gün geçer böyle günler geçer
Ömür tükenir, hatıran kalır.
Seni eller alır, beni yalnızlık seçer
Saçımın ak teli yar seni anlatır.
Yürürüm yollar, yollar boyunca
Ne umdun, ne buldun hayatta?
Ne kadarı elinde kaldı?
Sen ne verdin hayata,
Ya o senden ne aldı?
Söyle senden sana
Ne kaldı?
Yokluk diye birşey var
Hani olmayışın
Hani gidişin
Arayıp sormayışın.
Yokluk diye birşey var
Dilimiz hep komedi
Aşkımız trajedi
Hayatımızsa hep dram
İşte bundan ağrıyor
Sol göğsümdeki yaram...
Geldik gördük işte bak gidiyoruz
Emeksiz yemeği hazmetmiyoruz
Kula kulluk etmek istemiyoruz
Elimizi bağlayana yuh olsun
Yolumuzu kesenlere yuh olsun
Doğrusu budur deyip kandırma yar
Sende olan kitaptan bende de var
Sevmek sevilmek her kulun hakkıdır
Engellere takılıp aldanma yar.
Biraz bana güven, biraz kendine
Çekmiş sinesine bir beyaz perde
Gözler pırıl pırıl o güzel serde
Uzanmış dantelden etekler yerde
Bir eda, bir nazla bana bakıyor,
Yorduğu bu yürek dertli atıyor.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!