Sabahın aydınlığına uyanırken
Gecenin zifiri karanlığında bulurum Kendimi
Haykırırcasına uzanıp sesine tutulurdum
Filanca gün falanca yerde gözlerine
dalardım
Bazen camdan sarkar kokunu çekerdim
Bir yıldız kaymıştı ömrümden
Parlaklığıyla gülümsüyordu
Teğet geçmişti içimi, harman yeri kalbim
Biliyor musun arkandayım hemen sol omzunun sonsuz uzağında
Hep Orada olacağım
Vazgeçilmezlerin kıyısında bir sen varsın
Sen varsın geride bırakamadığım
Okuyupta anlayamadığım
Gözlerinin rengine karar veremediğim
Her seferinde adını andığım
Anıpta duyuramadığım bir sen varsın
Sen yoktun mihmanım
Hastalığımda sayıklarken adını
Son isteğim senmişsin kadınım
Bir gün bile Tutmaz dediler senin yasını
Onlar bilmez ki hayırsızlığını canım
Nerden bilir bunlar bu vefasızlığını
Sonbahardır
Yeşili sarartıp solduran
Kokunu rüzgara katıp hafif hafif estiren
Ve yine sonbahardır
Çektiğim her nefesi boğazıma tıkayan
öyle neşeli olduğuma bakma sen
Kelebek misali uçuşuyorum sadece
Her an ömrümün son saatine geçebilirim
Kalan son demlerimi bir cam kenarında
Ve yahut bir perde arkasında geçirebilirim
Belkide perdeye tutunamayıp düşerim
Sanmaki her şey yerli yerinde
Üstüne örttüğüm duygularım nasırlaştı
Hayalini kurduğum kızım evlendi
Evin bahçesini sorma artık çöplük
Yazdıklarıma bakma sen
Laf kalabalığı hepsi her şey değişti
Suskunum sana karşı
Herkese konuşurken bir sana susarım
Çünkü biliyorum ki
Konuşulan susulan kadar etkili değil
Seni en çok sustuklarımda anlattım
Çünkü biliyorum ki
Ne zaman senden uzaklaşsam
Hemen yanında bitiveriyor aklım
Vazgeçince sözler kalabalığı senden
Biraz daha bağlanır söylenmeyenler
Demem o ki sana
Gitmek sadece uzakların değil
Sönük bir mum ışığında seyretmek seni
Rengini bilmediğim gözlerinde gezinmek
Sarılmak yorgun kalmış bedenimle
Dilinden dökülen sevgi yumağı sözüne
Ve bir ay ışığı sıcağında ısıtabilmek içini
Harcamak her saatini sana




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!