gittik
bu doğru
bunu inkâr edecek bir kelime yok artık
ama içimizde kalan şey
toplanması unutulmuş bir oda gibi
hâlâ dağınık
sessizliğim artık ağır değil.
taşıyorum,
içinde kırılmıyorum.
bir şeyler değişti
bunu anlatamıyorum
hiçbir şeyin eksik olmadığını
bir sabah fark ettim.
bir isim gelmedi aklıma,
bir yüz belirmedi.
sessizdim,
Dünya, daha başlarken bitmeye meyilli bir şeydi.
Bir sabahın içine bırakıldık —
tenimizde geç kalmışlık,
gözlerimizde henüz yaşanmamış bir veda.
Yan yana durduk, buna hayat dediler.
beni gördüğünü biliyorum,
bazen ben de kendimi görür gibi oluyorum.
ama hemen ardından
bir perde iniyor içime.
belki senin elin,
belki benim korkum.
bir şey çağırdı beni,
adı yoktu.
sadece sessizdi,
ve ben sessizliğe karşı koyamadım.
gözlerimi kapattım,
bir tıkırtı duydum içeriden,
belki damar, belki düşünce.
hangisi hangisine kan veriyor,
ayırt edemiyorum.
“yaşayacaksın” dedi,
bir ses duydum,
herkesin söylediği ama kimsenin dinlemediği bir ses.
bir cümleye döküldü,
hiçbir yere varmadı.
Gövdemde dolaşan bir boşluk var,
sanki eve geç kalmış bir çocuk gibi
kapının önünde bekliyor içimdeki biri
ışık yanıyor ama kimse açmıyor.
Ellerim, bir masanın kenarını tutar gibi
bir kelimeyle her şey değişti.
önce yüzümde,
sonra içimde bir çizik açıldı.
kimse fark etmedi.
çünkü insanlar kırıkları




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!