Bulutları tanır mısınız?
Muallak esaretinde rahmet kelepçesi
Ne düşebiliyorum ne yüksele biliyorum.
Boşluklara kadın diye sürüldüm, çaresizim.
Gökler ulaşılmaz, yıldızlar kör.
Suskunluğum bir deniz kıyısında,duyulmamış bir ezgide saklı.Dalgalarım güçlü, ama bir yere varamıyor.Acılarım satırlarımın arasına damlıyor.Kalemim beni dinlemiyor,yüreğimse aklıma tâbi olmuyor...
Sol yanım sevgiden öksüz,ruhum aynadaki aksime küskün.Viran olmuş ömrüm, küskün ve yorgun hayallerim harabelerin altında duyulmuyor.
Kalemim kırgın bugün, kelâmlar sesin kıstı,
Mürekkebe karışıp onca melâli kustu.
Kara yazgı silinmez, nefes kesen kâbustu,
Düşdüm bir kere yere, olmaz teselli eden
Yabancı olan sûretine kördüm.
Aşina olduğum sîratine kördüğüm.
Neydi beni sana iten bu münzevi olan halimde?
Sen menim tezece aldığım nefesim.
Sen menim xeyallara daldığım kesim.
Sen menim tablolara çizdiyim resim.
Könlüme çeşmi pünhan olub axarsan?
Mene şirin söhbetinle can olansan.
Həyat axıp keçir könlüm gülmədən.
Gün üzünə çıxsam bir gün ölmədən.
✍️✍️
Bir gözümdə çeşmə olub axar yaş.
🌹 GEL EY YÂR BANA
Gözlerim dolar, yârim deyip uzaklardan,
Nasıl geçem, giz saklı onca tuzaklardan?
Taç yaptım, işlemeli saçımda aklardan,
Yâr, bakma öyle — kaçıncı acı, sor bana.
---
Bazen güneşle ay ışığı arasındaki esen mehre benzerim.
Öyle esip geçerim ki içimi titretir.
Sessizce ve kimsesizce, görünmez bir esinti olurum.
Bir tek gözyaşlarım şahit olur acılarıma.
I.
♣️GÜLÜŞÜN UMUT OLDU ♠️
Gözlerine ilk uzakların koynundan baktığımda,
Kirpiklerimden usulca en güzel mevsimler aktı.
Bunlar, mesut aşkın katreleriydi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!