BİR İSTANBUL OLDU SANKİ GÖZLERİN
Hasretine yenilirken bedenim
Kalbime bir hançer oldu sözlerin
Ben seninle yaşamayı isterken
Bir İstanbul oldu sanki gözlerin
Benim kısa ömrümde görüp te tanıdığım
Bir kaç iyi insanın arasında sen varsın
Her sözüne kayıtsız ve şartsız inandığım
Bir kaç iyi insanın arasında sen varsın
Hiç bozma duruşunu bırak herkes kıskansın
Hep uzaktan sevdik göz göze gelip
Yakın olamadık bir nefes kadar
Ben yaralı bir kuş sen müebbetim
Yakın olamadık bir kafes kadar
Çırpındıkça battık aşk girdabında
Saçları sarıydı gözleri mavi
Görenin aklını ediyor deli
Rüzgar gibi geldi geçti yanımda
Bir kaşı karalı gözü sürmeli
Ayın ondördü inmişti yüzüne
Sen beni ne zaman anlayacaksın
Ben sana diyeyim bir kenara yaz
İnan ki o zaman ağlayacaksın
Ben sana diyeyim bir kenara yaz
Bir telefon gelir titrek bir sesle
Yaprağı kurumuş gülleri solmuş
Çölde susuz kalmış bir dal gibiyim
Kadere çaresiz boynunu bükmüş
Dert ile yaşayan bir kul gibiyim
Ne zaman ki hasretini yüreğimde hissettim
O zaman anladım ki ben seni çok seviyorum
Tutuştum alev aldım kor yangınlar içindeyim
Dört yanımda sensizliğe giden yollar gibiyim
BU ÖMRÜN HİKAYESİ
Bu ömrün hikayesi sonbahar mevsimi gibi
Günler gelip gitmis yüzümde çizgiler
Rüzgarda savrulan yaprak misali şimdi
Nerede tükettim nasıl tükettim bilmiyorum
Bir ömür sayfası dolmak üzere
Kapanıyor yavaş yavaş nerdesin
Kuruyor yaprağım solmak üzere
Dökülüyor yavaş yavaş nerdesin
Hani anam babam hani nerede
Gülmüyor heceler sözler gülmüyor
Bir şair ağlıyor şiir içinde
Sokaklar karanlık yüzler gülmüyor
Bir şair ağlıyor şehir içinde
Masada boşalan kırık kadehler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!