Âşık olan maşuk, sevene koşar
Âşk sevda bilmeyen Hımar lar şaşar
Güzelin talihi çirkine düşer
Diken arasında kalmış gül gibi
Yoldaki gardaşı Sofi Kerem’in
Devâsı yok imiş Âşk-ı Veremin
Aslıhan aşkıyla Hakka erenin
Yangınından geri kalan kül gibi
Bidayetten Âdem İblis kavgası
Anlayana bu kavganın faydası
Cennet ile cehennemin sevdası
Nemrut ile ol İBRÂHÎM kul gibi (a.s)
Köz eyledi Şah Senemin sevdası
Düşen, Âşık GARİB hasların hası
Ataşın yaktığı kütük kalası
Zinhar ısı vermez duman kül gibi
Eşşek sürüleri sap saman yutar
Kendi gibi hainler katar katar
Palavralarını ekrandan atar
Nesli gayrisahih fosil döl gibi
Ben miyim; maymunu meclise katan
Kürsüde konuştu domuz şarlatan
Kan ağlar toprağın altında yatan
Düşmanların çiğnediği yol gibi
Düzen eşşeklerdir düzülen sıra
Düzüldükçe gönül veriyor sapa
Hâlbuki sırtında binlerce sopa
Çürümeyen çınardaki dal gibi
Ne zaman atacak beklenen tan ki
Yeryüzünde ehl-i imân yok sanki
Yahudiler cirit oynar inan ki
Coğrafyamız sahibi yok çöl gibi
Bizden başka yoktur vatanı satan
Bu hüsrandır Ümmetini ağlatan
Milleti Halife olan bu vatan
İçinde cenâze olan sal gibi
Ehli küfrün fırtınası gıcılar
Gıcılasın; ey ağalar bacılar
İSLÂMİ’ye Dînî Milli acılar
Haz veriyor; EYYÛB’ daki bal gibi (a.s)
Kayıt Tarihi : 30.11.2025 21:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!