Ey istanbul!
EY İSTANBUL!
Ey İstanbul!
Bir zamanlar muharref sözler söylenirdi,
Beden ülkende.
Ve bir zamanlar Ruhun,
Heraklius’un zulmetinde mahpus ve mahzun idi.
Tüm Şehirlerin, tüm yönlerin ve tüm boyutların beklediği gibi,
Sen de bekliyordun O büyük ayeti.
Teşrif edince dünya’ya O felaha eriştiren,
Sana da ufuk ve umut göründü birden.
Ve Ey İstanbul!
Kutlu Elçinin kutlu daveti ulaşınca arzına,
neler hissettin?
Hissettiklerin, hissettiklerimizdir eminim.
Ümit ve coşku sarmıştı her yanını.
Neydi ümidin?
Zulmetten Nura çıkmaktı elbet.
Ümidin Hakikat olacaktı,
Öyledir:
Kainat’ın Sultanı’nın gelişi ve daveti,
Ardından getirecekti Şanlı Fethi.
Ve Fahri Kainat,
Kendinden konuşmazdı şüphesiz,
Fethini müjdelemişti asırlar evvelinden,
Bir güzel kumandan ve güzel askerini haber etmişti,
Varlığın Sahibi’nden.
Bedenini bineğine bağlayan Eba Eyyubu Ensari.
Birlikte binlercesi Sahabe-i Kiramın,
Yolunda ve Surlarında Can verdi.
Maksad Rabb!
ve rızasını kesb ile
Nebi-yi Muhteremin müjdesi idi.
Yaratan, şehadeti ikram etti ise de fethe takdir henüz yok idi.
Esaretin asırlar sürdü.
Nihayet, Sana hayat bağışlayacak;
Güller Sultanı’nın iklimine,
Vuslatın hakikat olacaktı,
Ve Ey İstanbul!
Bir Yirmi Dokuz Mayıs Sabahı!
İkinci Mehmed Han ve Mehmedleri,
İki Cihan Güneşini tebessüm ve mesrur ettiren
Fethinin izzetine ve müjdesine mazhar oldular.
Ümid ettin ve bekledin Hakk’ın Sesini ve Soluğunu,
Ümidin Hakikat oldu.
Sonra varlığın ve varınla Sen ümid ve övüncü oldun Ey İstanbul!
Mekkelinin, Kudüslünün, Bağdatlının, Buharalının, Üsküplünün,
Daha nicelerinin.
Alemi İslamın burcu, ufku oldun garba karşı,
Kalkan oldun set oldun Küffara karşı.
Devleti Ali Osmaniyyenin Payitahtı oldun,
Ümmeti Nebi’nin emniyeti oldun.
Varlığın ve varına kıymet ve izzet veren Kelime-i Tevhid oldu,
Kutlu sancağının bayraktarı Müslüman Türk milleti oldu.
Bağrında nakış nakış oldu Kelamullah,
Semalara uzanan minarelerin,
haykırdı La ilaheillallah!
Ey İstanbul!
Ve Fetihten bugüne üzerine çok titredi İslam milleti,
Kem gözler ve hasımlar hep kustular kinlerini,
Uğrunda yatan nice şüheda ve gazi verdi Ruh ile bedenini.
Ey İstanbul!
Bizler Seni, Sendekiler ve Sana fedailer hakkı için seviyoruz,
Bir sevgi ki; menbaı Muhammedi Ruh ve Sada,
Ruhuna ve Sadana tüm canlar feda.
Ve Ey İstanbul!
Seni bize yar eden Mevla’ya sonsuz Hamdü Senalar olsun,
Seni bize müjdeleyen Kutlu Elçi’ye Salatü Selamlar olsun.
Seni bize miras bırakan,
Bağrındaki Ecdada minnet ve şükran.
Sen bize, bizler de Sana meftunuz,
Sen bize, bizler de Sana mecburuz.
Sur’a dek bizimle kal ve bizim ol Ey İstanbul!
Duamız ve davamız budur Ey İstanbul!
Sırrı KESEN 15.04.2005 Cuma
Sırrı KesenKayıt Tarihi : 21.4.2005 11:19:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!